Seyyar Köfteci yeni
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Körfez Dalgıç
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
ÇELEBİ BİLİŞİM 300 X 160
Zafer Emlak Yeni
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
İhbar hattı whatsapp
Ahmed ÇITLAKOĞLU
Ahmed ÇITLAKOĞLU

Siyaset kurdu..! Kardeşler tartışması..!

12 Kasım 2012 Saat: 11:58

“İnsanlara ok atmak, dil ile taşlamaktan daha hafiftir.

Zira dil taşlaması hedefini şaşırmaz.”  (Süfyan Es-Sevri)

 

Siyaset kurdu..! Kardeşler tartışması..!

 

Bütün savaşlar; menfaat tartışmaları ile başlar…

Kardeşler arasındaki ihtilafın altında menfaat çekişmesi yatar…

İslam’a en büyük zararı (bazı) Müslüman’ım(!) diyenler verdiği gibi, bir teşkilata da en büyük zararı kendi içindeki bazı üyeler(!) vermektedir.  

Giresun Ak Parti İl Teşkilatında; Milletvekilleri ile İl Başkanı ve İl Yönetimi, İl Yönetimi ile Merkez İlçe Teşkilatı arasında bilinen ve açığa çıkan sürtüşmenin giderilmesi beklenirken bu defa yeni bir fitne ateşinin yakılmaya başlandığına şahit oluyoruz. 

Ne olmuş? Sebep neymiş? 

Efendim, İl Yönetim Kurulu toplantısında, bir yönetim kurulu üyesi, İl Kadın Kolları Başkanından çalışmaları hakkında izahat ister..

Toplantı tarihinden 10-15 gün sonra Kadın Kolları Başkanının eşi (toplantıda çalışma raporu isteyen) yönetim kurulu üyesi ile tartışır ve netice mahkemeye intikal eder…

Günlük hayatımızda sayısız örneklerini gördüğümüz basit bir kardeş kavgası sanki birileri(!) tarafından büyütülmek istenir!

Bu vesileyle İl Kadın Kolları Başkanının eşinin geçmişte başka bir partili oluşu suçmuş gibi gösterilmeye çalışılır!

İl Kadın Kolları Başkanının istifa etmesi gerektiği dahi konuşulmaya başlanır! 

Teşkilatta sorumluluk üstlenen Sayın Hanımefendiler ve Beyefendiler; lütfen…

Şahsi mes’elelerinizi teşkilata yansıtmayınız!..

Yazık! Sayın Başbakan nelerle meşgul, sizler nelerle meşgulsünüz?!.. 

Bir parti teşkilat mensubunun geçmişte başka bir partili olması kusur mudur?

Bir teşkilat mensubunun eşinin başka partili olması, hem eşinin hem de kendinin itham edilmesi için sebep olabilir mi?

Ak Parti’nin her mensubu (genelde) geçmişte başka bir partili değil midir?

Bugünkü Ak Parti Teşkilat üyeleri, geçmişlerindeki parti sıfatları ile suçlanıp dışlanmaya kalkışılırsa orta da Ak Parti kalır mı? Bu nasıl bir parti anlayışıdır? Ak Parti’yi parçalamak için birileri(!) gizli hesap içinde midir? Bazıları da bu tuzağa çanak mı tutuyor? 

Damat ehl-i beyttendir..!

Bir teşkilatın bütün birimlerinin üyeleri; bir ailenin kardeşleri gibidir!

Bizim kültürümüzde damat Ehl-i beytten (aile ehlinden) sayılır…

Ailede kız evlada gösterilen sevgiden dolayı damada da sevgi duyulur!

Keza erkek evlada gösterilen sevgiden dolayı da gelin hanıma aynı derecede sevgi gösterilir! 

Bu itibarla bir parti teşkilatında gerek hanım üyelerin Beyefendi eşlerine, gerekse erkek üyelerin Hanımefendi eşlerine (velev ki siyasi düşünceleri farklı dahi olsa, parti tüzel kişiliğine açıkça zarar verdikleri ispat edilmediği sürece) saygı duyulmalıdır. 

Hanımları teşkilatta vazifeli Beyefendiler…

Hanımlarınızın teşkilatta sorumlu oldukları birimlerle alakalı nezaket kuralı dâhilinde “çalışma raporlarının sorgulanmasından” rahatsızlık duyacaksanız; o zaman teşkilatta vazife almasına müsaade etmeyeceksiniz! Müsaade etmişseniz, müdahaleci olmayacaksınız! 

Sayın İl Başkanı Sabri Öztürk…

Basında yer alan “Bu saldırı Yönetim Kurulu Üyemiz İsmail Yıldız'a karşı değil, tüm AK Parti camiasına yönelik yapılmıştır. Olayı şiddetle kınıyorum"  ifadeleriniz; (parti içi sayılabilecek bir tartışmada) Başkanlık makamı ile bağdaşması mümkün olmayan, kardeşlik bağlarını zedeleyici bir üslup olarak gözükmektedir. Muhalefet patilerinin eleştirilerine verilecek bir cevabın kendi parti mensuplarına kullanılması pek hoş olmamıştır. 

Yönetim Kurulu üyenizin hukukunu korumak kadar Kadın Kolları Başkanınızın hukukunu da korumak sizlerin sorumluluğu altında değil midir? 

Buna rağmen ortada (fiili bir durum) yaşanan bir hadise varken, yetkililer hiç müdahil olmamalı mı? Tabii ki devreye girmeli! Hadise ile ilgilenmemek yanlış olur! Ama üslup böyle olmamalıdır.

Kaldı ki Mahkemeye intikal etmiş bir hadise hakkında yorum yapmak da pek hoş değil… 

Hadisenin taraflarının hareketleri nasıl yorumlanmalı?

- İl Kadın Kolları Başkanı Hatice KOCAOĞLU; iki yıldır bu vazifeyi üstlenmiş. İl Kadın Kolları Başkanı olmadan önce de İl Teşkilatı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmuş. Bu süre içersinde Ak Parti aleyhinde bir söz ve fiili olmuş mu? Olmuş ise, bu vazifede niçin tutulmuş? Olmamış ise, bu küçümseyici ifadeler niçin kullanılır?

Bugüne kadar parti aleyhinde bir söz ve fiili ispat edilemeyen Sayın Kocaoğlu’nun Ak Partili olmadığını iddia etmek; samimi bir Ak Partilinin düşüncesi olamaz! 

- İl Yönetim Kurulu üyesi İsmail YILDIZ; Ak Parti’nin kuruluşundan beri partide çalışan, asil bir aileye mensup, beyefendiliği tanınan saygın genç bir işadamının bir bayana, üstelik teşkilat mensubuna saygısızlık yapmasına ihtimal vermek; en azından peşin hükümlülük olur!

- Yusuf KOCAOĞLU; Hatice Hanımın eşi, teşkilat tecrübesi olan, yıllarca orduda komutanlık yapmış disiplin prensiplerinde uzman, beşeri münasebetlerde hassasiyetiyle ve nezaketiyle maruf saygın bir işadamının (değil herhangi bir şahsa) bir teşkilat mensubuna saygısızlık yapması nasıl izah edilebilir?

Tartışmanın sebebi gösterilen yönetim kurulu toplantısından 10-15 gün sonra bir hadisenin esas sebebi; iddialarda ki gibi olmamalı! Muhtemelen birilerinin tahrik edici, yanlış anlaşılmalara sebebiyet veren davranışları ve söylemleri olayı ateşlemiş olmalı! 

Hatta öyle ümit ediyorum ki, teşkilatta bugün yaşanmakta olan (milletvekillerinin de müdahil olduğu ihtilaf olmamış olsaydı) böyle bir hadisede meydana gelmezdi! İhtilafın olduğu yerde ve zamanlarda, normal zamanlarda tabii karşılanan söz ve hareketler daima ‘acabalı’ değerlendirilir: “Acaba bana böyle niye baktı?” “Acaba bu hareketin altında ne yatıyor?” gibi her hareket ve söz de başka anlam aranır! 

Nihayetinde olan olmuş! Bundan sonra ne yapılmalı?

Kim haklı, kim haksız değerlendirilmesini yapmaktan ziyade; bu mes’ele nasıl çözülmeli, kardeş kavgası nasıl tatlıya bağlanmalıdır? 

- Öncelikle (her ailede kardeşler arasında olabilecek türden) bu hadise fazla büyütülmemeli…

Fitne ateşine körükle gitmek yerine ateşi söndürmek için gayret gösterilmeli.

- Taraflar sabırlı ve temkinli hareket etmeli...

-  Partiye zarar verebilecek, kardeşlik hukukunu zedeleyecek (muhalefeti sevindirecek) hareketlerden kaçınılmalı!..

- Mahkemeye intikal etmiş şikâyet varsa, geri çekilmeli…

- Tartışmanın tarafları karşılıklı özür dileyip el sıkışmalı…

Aksi halde, 30 bin şehidimizin kanına giren PKK elebaşları ile açılım diyalogunu başlatan Ak Parti yetkililerinin kendi parti mensupları ile kucaklaşamamasının izahı herhalde zor yapılır!

- Giresun Ak Parti Milletvekilleri daha önceden bu tür tartışmaların tarafı olduklarından, çözümde hakemlik yapmaları zayıf ihtimal görüldüğünden, Ak Parti Genel Merkezince Giresun’a (diğer vilayetlerden) Koordinatör Milletvekilleri vazifelendirmeli, İl ve Merkez İlçe Toplantılarına en az ayda bir katılmaları sağlanmalıdır. 

Mahalli seçimlere güçlü teşkilatla girebilmek (mevcut ihtilafın çözümüne katkı sağlamak) için; “ya hep, ya hiç” metodu uygulanmalıdır!..

- Ya, Giresun İl ve Merkez İlçe Teşkilatının mevcut üyelerinden hiç biri istifaya zorlanmamalı.  Genel Merkez tarafından hiç bir teşkilatın azline de gidilmemelidir!

- Veya İl ve Merkez İlçe Teşkilatının ikisi birlikte bütün üyeleriyle görevden alınıp, mevcutlardan hiçbirinin yer almadığı (İl ve Merkez İlçe teşkilatına) yeni atamalar yapılmalıdır!

- Mevcutların azledilip yeni atamaların yapılması halinde (mahalli seçimlere bu teşkilatla gidilecekse) ihtilafsız, huzurlu ve başarılı bir seçim için; mevcut İl ve Merkez İlçe Teşkilat üyelerinden, İl Belediye Meclis Üyelerinden, Merkez İlçe İl Genel Meclis üyelerinden hiç biri aday adayı gösterilmemelidir!.. 

İnşallah bundan böyle, Ak Partiye gönül veren binlerce Giresunlu; “Elmanın içindeki kendi kurduna katlananlar bundan böyle siyasetin kurduna da katlanmak zorundadır” gibi bir dayatmayla karşı karşıya bırakılmazlar!

 

“Üç kişinin gıybeti olmaz. Bunlar: Nefsinin arzularına uyanlar, fıskını ilan edenler, zalim hükümdarlar.” (Hasan-ı Basri)

 

Vesselam…

www.ahmedcitlakoglu.com

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Engellilere Engel Olmayalım!..11 Şubat 2018 Saat: 14:32
“Mümin, türlü musibetlerle imtihan edilse de yıkılmaz, ayakta kalır. (Buhârî, Tevhid 31)
Biz neden böyle olduk?!..8 Şubat 2018 Saat: 14:08
Doğru konuşursak; “9 köyden kovulur” olduk!.. Köyden kovulmamak için yalan konuşur olduk!
Şehid Ufuk AKDAĞ…5 Şubat 2018 Saat: 16:27
“Eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu bilin ki, Allah’ın mağfireti ve rahmeti onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.” (Âl-i İmrân, 157)
İt izi karışıklığı ne menem bir izmiş!..2 Şubat 2018 Saat: 15:25
“Mazlumun bedduasından sakının çünkü Alla ile mazlum arasında perde yoktur.” (Buhârî)
Devlet ve Hükümet Başkanlarının Dikkatine!..30 Ocak 2018 Saat: 16:10
“Hükümdar haksız olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün bütün tavuklarını alır.” (Sadi Şirazi)
Tüm Yazıları