çelebi_blş
MONmedia
KOFTECI-Dikey
SALGAMettavuk
RENO
Altinoluk
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
kdm
Ahmed ÇITLAKOĞLU
Ahmed ÇITLAKOĞLU

Üslûp, insanın aynasıdır, kişinin ta kendisidir

“Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın. Sözü diz de söyle, kulağa inci diye takılsın. Sözü yüze söyle, gıybet olup utandırmasın.

1 Temmuz 2018 Saat: 12:38

“Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın. Sözü diz de söyle, kulağa inci diye takılsın. Sözü yüze söyle, gıybet olup utandırmasın.” (Şems-i Tebrizi)

 

Üslûb-u beyan ayniyle insan

 

Üslûp, illâ üslûp!..

 

Üslûp, insanın aynasıdır, kişinin ta kendisidir.

Üslûp, kişinin duygu ve düşüncelerinin dışa yansımasıdır.

 

Her makam ve sıfatın kendine has bir üslubu ve edebi vardır…

Her şahsın (yaşına, kültürüne, ilmine, taşıdığı sıfata göre) kendine has bir üslubu vardır.

Âlimle cahilin, öğretmenle talebenin, amirle memurun, idare edenle idare edilenin üslubu aynı değildir. Aynı da olmamalıdır!

 

Sorumluluk taşıyan iktidar makamında bulunanların üslubuyla sorumluluk taşımayan muhalefet mevkiinde bulunanların üslubu da aynı olamaz. Ve olmamalıdır.

 

***

Muhalefet de yıkıcı değil yapıcı olmalıdır… Tamam. Lakin tasvip edilmemekle beraber muhalefet mensupları sorumsuzca yıkıcı ve tahrik edici bir üslup kullandığında iktidar makamında bulunanlar aynı tonda üslup kullanamaz, kullanmamalıdır.

 

 

 

***

“İnsan arabaya benzetildiğinde bilgisi, motoru; edebi ve ahlakı da direksiyonudur. Motor ne kadar güçlü olsa da, direksiyon olmayınca o bir işe yaramıyor. O yüzden edep ve ahlâkın bu toplumun fertlerine öğretilmesi gerekiyor." (Prof. Sabahattin Zaim)

 

***

Biz Müslümanlara konuşma üslubumuzun nasıl olması gerektiğini zaten Rabbimiz öğretiyor:

Yüce Rabbimiz Musa aleyhisselama Firavun’la bile konuşacağı zaman (Tâhâ, 44) "Ona tatlı, yumuşak dille söyleyin, yumuşak bir tarzda hitab edin…" diye emrediyor…

 

Keza Peygamberimiz aleyhisselama da (Âli İmrâ,159) Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi” buyuruyor.

 

***

Peki, Firavun gibi düşmanlarımızla bile yumuşak ve tatlı bir üslupla konuşmamız emrolunurken…

Ve dahi katı yürekli olmak ve kaba davranmak; muhatabın uzaklaşmasına sebep oluyorsa;

Müslüman kardeşlerimizle, komşularımızla, meslektaşlarımızla, mesai arkadaşlarımızla konuşurken üslubumuz nasıl olmalıdır?

 

Kardeşlerimiz, komşularımız, meslektaşlarımız, mesai arkadaşlarımız, teşkilat üyelerimiz Firavun’dan daha mı zalim, daha mı şedit, daha mı beterdir ki kırıcı oluyor, azarlayıcı ve rencide bir üslup kullanıyoruz?

 

Hâkim, suçlu da olsa sanığı azarlamaz!

 

Doktor, hastası (hastalığının etkisiyle) şahsına hakaret etse de onu azarlamaz ve tedaviden vazgeçmez!

 

***

Suçlular cezasını çekmelidir. Lakin cezalandırmaktaki maksat; suçluları yok etmek, toplumdan tecrit etmek olmamalı… Onları ıslah etmek ve topluma kazandırmak, suçluların şahsında başkalarının aynı suçu işlemesine mani olmak olmalıdır!

 

Cezaevleri, ceza evi değil ıslah evi olmalıdır.

 

***

İnsân (Dehr) suresi 8. Ayetinin (Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.) tefsirinde merhum Elmalılı Hamdi Yazır diyor ki: “ESİR, köle olup olmamaktan, Müslüman olup olmamaktan daha genel olarak, hangi esir olursa olsun demektir.

 

Burada esirlere, düşkünlere güzel muamele yapılmasına önemli bir şekilde dikkat çekilmektedir. Esir, kendisine öldürme veya başka herhangi bir muamele yapılmaya mahkûm bir durumdadır. Onu öldürmek gerekirse önce öldürmeli, fakat esirlik zincirine vurulduktan sonra da işkence etmeyip mümkün olabildiği kadar insanca bakmalıdır. Rivayete göre, Hz. Peygamber'e bir esir getirilir, o bu esiri Müslümanlardan birine teslim eder, "buna ihsan et, güzel bak" diye emrederdi. Esir iki üç gün onun yanında kalır, esire, onu kendi nefsine tercih edecek şekilde bakardı. Katâde şöyle der: "O gün onların esirleri müşriklerdi. Senin Müslüman kardeşin ise elbette doyurmana daha layıktır." Müslüman bir esire yardım, daha çok onu esirlikten kurtarmaya çalışmakla olur. Sonra onlar bu yemek yedirmeden bir menfaat ve karşılık beklemezler.”

 

***

“Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.”(Aristo)

 

Vesselam…

Ahmed Çıtlakoğlu

30 Haziran 2018 / 16 Şevval 1439

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Enflasyon canavarı nasıl azdı, kim azdırdı?..21 Eylül 2018 Saat: 13:08
“Bir okçu hedefini şaşırdığında dönüp kendisine bakar. Hedefin vurulamaması, hedefin suçu değildir. İsabetinizi artırmak için kendinizi geliştirmelisiniz.”
Belediye Başkanlığına Tâlip Olunur Mu?20 Eylül 2018 Saat: 23:19
“Mala ve mevkie düşkün bir adamın dînine verdiği zarar, bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarardan daha büyüktür”
Merkez Bankası Kimin?16 Eylül 2018 Saat: 14:17
Türkiye’de sistemi değiştirdik lakin unvanındaki ‘Cumhuriyet’ kelimesini ‘Cumhuriyeti’ şeklinde değiştirmeye gücümüzün yetmediği; şu Bağımsız Merkez Bankası, sahi kimin?..
Şaheserlere, şah isimler yakışır!..10 Eylül 2018 Saat: 13:09
29 Ekim’de hizmete girecek olan dünyanın en büyük, İstanbul’un 3.Büyük havalimanının isminin “Abdülhamid Havalimanı” olacağının netleştiği söyleniyor…
‘İlkler’ insan hayatında daima unutulmaz31 Ağustos 2018 Saat: 00:04
Bu üç üst yöneticimizin ortak özelliği; üçünün de yeni terfî sıfatlarıyla aynı yerde birlikte vazife yapma imkânı bulmalarının yanında üçünün de FETÖ ile mücadelede kararlı ve başarılı olmaları.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑