160x600 ( Sol Reklam 1 ) Çelebi Bilişim
160x600 ( Sol Reklam 2 ) Seyyar Köfteci
160x300 ( Sol Reklam 3 ) SALGAM et tavuk
160x300 ( Sağ Reklam 1 ) Muhtar Cemil Kanpara
160x300 ( Sağ Reklam 2 ) AVB Ofis
160x300 ( Sağ Reklam 3 ) ZAFER Emlak
160x300 ( Sağ Reklam 4 ) MON media

Siyaset

Güç Sarhoşluğu

Toplumlar eleştiri ile fikre, bilimsel çalışmalar İle hukuk ve şeffaflığa, hesap verilebilirlik ile erdemli yönetime kavuşurlar. Ne yazıkki günümüz Türkiye’sinde bunlardan bahsedemiyoruz.

3 Ocak 2019 Saat: 10:51
Güç Sarhoşluğu
Güç Sarhoşluğu

Güç Sarhoşluğu

Toplumlar eleştiri ile fikre, bilimsel çalışmalar İle hukuk ve şeffaflığa, hesap verilebilirlik ile erdemli yönetime kavuşurlar. Ne yazıkki günümüz Türkiye’sinde bunlardan bahsedemiyoruz. Mevcut iktidar eleştiriye kapalı hukuka saygısız kapalı kapılar ardındaki akçeli işleri ve Sayıştay raporlarında tespiti yapılmış usulsüzlüklerine rağmen israfa ve hesap vermekten kaçmaya devam etmektedir. Bu tamamen güç sarhoşluğunun bir sonucudur.

Değerli arkadaşlar yönetimde iseniz hesap vermek zorundasınız. Erdemli insanlar böyle yapar. Toplumu adalet ile dengede tutarsınız. Dengeyi sağlayamayan insan yönetimde başarılı olamaz. Başarılı olamıyorsanız güç ve iktidar sizi bozmuş demektir.

Muhalefetin eleştirileri olmazsa demokrasi olmaz. Bazen iktidarların dinlenmesi gerekir. Muhalefete şans vermek yeni bir bakış açısı kazandırır. Bugün iktidar neredeyse her gün görüştüğü ABD başkanı Trump’a gösterdiği sevgi saygının onda birini muhalefete göstermekten çekiniyor.  Hatada ısrar etmek Türkiye’ye kaybettirir. Türkiye ne yazık ki tek parti dönemine döndü. Bunun en somut örneğini Meclis başkanı Binali Yıldırım'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak ilan edilmesiyle gözler önüne serdiler. Bu hususta anayasanın hükmü gayet açık. TBMM Başkanı, üyesi bulunduğu partinin hiçbir çalışmasına iştirak edemez. Bu hükme rağmen Binali Bey hem mevcut makamından istifa etmemiş, hem de Belediye Başkan adayı olarak gösterilmiştir. Ne yazık ki mevcut hükümetin ne anayasaya ne de kanunlara hiçbir saygısı yoktur. "Ben yaptım oldu." anlayışıyla istediği neticeyi elde edebilmek için her yola başvurmakta, hukukun üstünlüğü ilkesini göz ardı etmektedir.

Bu arkadaşlara buradan seslenmek istiyorum: "Gösterdiğiniz yol yanlış uygulamalara- illegaliteye neden olur”

Belki bir gün sizin de düzgün işlemesi gereken bir hukuk sistemine ihtiyacınız olur. Ne olur hukuku yok saymayın. Anayasayı tahfif ederek hiçbir netice elde edemezsiniz.

Kanun yapan kurumun Başkanı olan Binali Bey bu hukuksuzluğa evet dememelidir. Kendisinden; meclisin en tepesindeki isim olarak, kanuna, Anayasaya saygı duymasını ve gereğini yerine getirmesini bekleriz. Yoksa tarih asla sizi affetmez.

 

EKONOMİMİZ POŞETİN 15 KURUŞUNA MUHTAÇ EDİLDİ

17 yıldır üretime dayalı kalıcı bir ekonomi modeli ortaya koyamadığı gibi başımıza yeni çoraplar ören iktidar, ekonomiyi iflasa sürüklemiştir. Bu süreçte en büyük yarayı hiç şüphesiz ekonomi almıştır.  Türkiye ekonomisinin düştüğü durum vatandaşın cebinde çok şiddetli bir şekilde hissedilmektedir. Sadece eğitim seviyesinde değil enflasyonda da maalesef Sudan’la, Orta Afrika’yla, Zimbabve ile yarışan bir ülkeyiz artık.

Hayaller Amerika gerçekler Afrika.

Sanayi Üretimi ve İmalat Sanayi kullanımı kapasitesi, 2018 yılında da bir önceki yıla nazaran ciddi oranda düşüşler yaşadı. İşsizlik çift haneli rakamları gördü. Eylül ayı rakamlarında %11 oranına ulaştı. Enflasyon Kasım ayı rakamları %21’i buldu. Ekonomiyi nereden tutarsanız tutun. Sağlam bırakılmış hiçbir yanı yok. Ortada hapsedilmiş papaz bile yokken Dün geceyarısında 2 saatin içinde Dolar 40 kuruş birden fırladı. Ne yazık ki kriz vatandaşımızın canını fena halde yakmaya devam ediyor . İktidar ise krizle mücadele yollarını düzgün bir biçimde belirleyemedi. Geldiğimiz noktada ekonomimiz, poşetin 10 kuruşuna muhtaç bırakılmıştır. Ümit ederiz ki çevre duyarlılığı için toplanan bu paralar işsizlik fonu için toplanan bugün 125 milyarı bulan ama işçiye verilmeyen iktidarın açığını kapatmak için kullanılan paralar gibi olmasın

Taşları bağlamışlar köpekleri salmışlar.

Her hafta koca koca asırlık şirketlerin konkordato haberlerini alıyoruz. Ne acıdırki şirketlerin konkordato ilan etmesi ekonominin geldiği noktayı gösterirken yeni sıkıntılara neden olmaktadır. Konkordato ilan eden şirketlerden alacağı olanlar alacaklarını almasına kanunla engel olunurken konkordato ilan eden şirket alacaklarını almakta herhangibir engelle karşılaşmamaktadır. Bu da piyasada ekonomik kangrene dönüşmektedir. Adeta taşları bağlanmış köpekleri serbest bırakılmış  bir mahalleye benzemektedir.  Bunlara acilen çare bulunması gerekiyor.

İşte bu noktada milletimizin önüne seçim geldi.

Ya üretim ekonomisini ya da beton ekonomisini tercih edeceksiniz

Ya şeffaf yönetim isteyeceksiniz ya da millet adına tespit yapan Sayıştay müfettişlerinin görevden alınmasını seyredeceksiniz.

Ya hesap vermeyi bileni kul hakkından korkanı baş edeceksiniz ya da milli piyangodan para çıkmış gibi hesapsızca para harcayan Belediye Başkanlarına boyun eğeceksiniz.

Ya kendi özel arabasını makam arabası yapan Saadet partili başkana oy vereceksiniz ya da milletin parasıyla alınan, Passatı bile beğenmeyen milyonluk Audi veya Range Rover marka cipi makam arabası kullanacak adama oy vereceksiniz. Tercih sizin.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklık
Yukarı ↑