160x600 ( Sol Reklam 1 ) Ukrayna Üniver
160x600 ( Sol Reklam 2 ) Seyyar Köfteci
160x300 ( Sol Reklam 3 ) SALGAM et tavuk
160x300 ( Sağ Reklam 2 ) AVB Ofis
160x300 ( Sağ Reklam 3 ) ZAFER Emlak
160x300 ( Sağ Reklam 4 ) MON media

Kültür

“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”

“Türkiye ile aramızda sınıra ne gerek var... Sınır narkotikçiler, hırsızlar için...” Batum ve çevresinde yaşayan Acaralılar Müslüman... Daha ötede Abhazların bir kısmı da Müslüman...

26 Mayıs 2019 Saat: 01:48
“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”
“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”

“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”  

Batum’u görünce neden Türklere yâr edilmediğini anlamıştım. Misak-ı Millî sınırları içindeydi Batum. Yine Misak-ı Millî sınırları içindeki Musul-Kerkük’ün de neden bize yâr edilmediği belli değil mi?

Hopa’dan hemen sonra Batum... Hopa’dan bu tarafa dağlık ve ötesi düzlük... 

Gürcistan bizim, biz Gürcistan’ın uzantısıyız. Göster kimliğini git gel... Havaalanımız da artık ortak... Türkiye’ye gelenler bu kapıdan Gürcistan’a gelenler öbür kapıdan çıkıyorlar.

Eduard Şevardnadze’nin bizzat ağzından işittiğim şu sözünü arada bir yazarım:  “Türkiye ile aramızda sınıra ne gerek var... Sınır narkotikçiler, hırsızlar için...”  

Batum ve çevresinde yaşayan Acaralılar Müslüman... Daha ötede Abhazların bir kısmı da Müslüman... Yalnız Gürcistan’ın Sovyetlerin yıkılışından sonra değiştirdikleri bayraklarının bir Müslüman olarak beni rahatsız ettiğini belirtmeliyim. Orta Çağda kurulan krallığı temsilen, 2004 başında, beş haç işaretli bayrağı tercih etti Gürcistan yönetimi, Müslümanların yekûn tuttuğu bir ülkede, bazı hassasiyetler gözetmeliydi. Türkiye’de de azımsanmayacak Müslüman Gürcü nüfus vardır. Bilmiyorum, içlerinde ayrı yol tutanlar bulunuyor mu? Türkiye sınırları içinde yaşayıp  “Türk değiliz!”  diyenler varsa, atalarımın uzattığı eli itmektir bu.  “Gürcü asıllı Türk”  olmak ne zarar verir?!

Önümde  “Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”  adlı bir kitap duruyor, kitabın yazarı Giuli Alasania... Bu ismi biraz incelediğimizde sıradan biri olmadığını anlıyoruz. 1946 doğumlu... Bir önceki Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin annesi... Saakaşvili’nin annesinin Türkolog olduğunu bilirdik ama yayınlarından haberimiz yoktu. Tahmin ettiğiniz gibi adı bizdeki  “Gül” le aynı. Giuli Alasania, çok faal bir profesör. Tiflis Devlet Üniversitesi’nde ders veriyor, Türklerin orada kurduğu Uluslararası Karadeniz Üniversitesi’nin rektör yardımcısı ve aynı zamanda kendisinin mütevellî heyeti başkanı olduğu bir üniversitesi var.

“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler”  kitabını Türkçeye Prof. Dr. Nanuli Kaçarava tercüme etmiş. Kitabın editörleri ise Prof. Dr. Kemal Üçüncü ve Doç. Dr. Erdoğan Altınkaynak. Eser, Karadeniz Teknik Üniversitesi Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü’nün yayını. 

Prof.Dr.Giuli Alasania, kitabında, İslâmiyet’i kabulden önceki Türk-Gürcü ilişkilerini ele alıyor ki, bu sahada yapılan çalışmaların ilki diyebiliriz. Gürcü tarihinin eski oluşunu ve istikrarlı alfabesini göz önüne getirirsek, Orta Asya Türk tarihi için Çin kaynakları ne ifade ediyorsa, Kafkas bölgesi için Gürcü kaynakların aynı değerde olduğunu anlarız. Eserde Gürcülerin Hunlarla, Hazarlarla, Kıpçaklarla, İskitlerle ilişkileri anlatılıyor. Ayrıca İslâmî döneme de giriliyor. 

İskitlerin Türk olup olmadığı tartışmasında, Gürcü kaynaklarında çok önemli bilgiler var; Gürcüler İskitleri Türk kabul etmişlerdir. 

“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler” için 300 dolayında Gürcüce ve Rusça kaynak kullanıldığını söylersem çalışmanın ciddiyetini her hâlde anlatmış olurum.

Türk düşmanlığı yapılmadan Türklerin incelenmesine o kadar çok ihtiyacımız var ki...

Gürcistan’ın altın çağı olarak bilinen kraliçe Tamar zamanında (1184-1213) da Gürcistan yönetimi Tiflis’teki müslümanların ayrıcalıklı statüsünü korumuştur. Gürcüler, 1202’de saldırıya geçen Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Süleyman Şahı yenilgiye uğrattıktan sonra Kars’i ele geçirdiler. Bu sırada Kraliçe Tamar Kars’ı has şehri olarak kendisine bağladı ve yerel müslüman nüfusunu koruma atına aldı.

XII-XV. yüzyıllarda Gürcü’ler kendi topraklarına saldıran İlhanlılar, Timurlular ve Karakoyunlularla mücadele ederek Hristiyanlığı korumuş ve aynı zamanda Gürcistan’da yaşayan müslümanlara hoşgörü ile davranmışlardır.

XVI-XVII. yüzyıllarda İslamiyet, Gürcistan’ın doğusunda İran tesiriyle yayılmış ve çok sayıda Gürcü asilzadesi Müslüman (Şia) olmuştur.  Gürcistan’ı ziyaret eden Evliya Çelebi, Tiflis’i camileri ve ulemasıyla bir Müslüman şehri olarak tanıtmıştır. Rostom, V. Vahtang Şahnavaz, Davut İmamkuli Han gibi Gürcü kralları Müslüman olan krallar arasındadır. Bunlardan Rostom ve Vahtang,  İran’da mollalar şehri veya Ayetullahlar kenti olarak bilinen Kum şehrine defnedilmiştir.

İran Safevi Devleti’nde Gürcüler askeri, idari ve adli sahalarda en yüksek mevkilerde görev yaparak önemli bir askeri ve siyasi nüfuz elde ettiler. İran’ın başkenti İsfahan vassalları genellikte Gürcü soylular arasından seçilmekteydi. Gürcü Undiladze ailesinden gelenler XVII. yüzyılda  İran devletinin yönetiminde önemli görevler aldılar. XVIII. yüzyılın başlangıcında Gürcü Bagrationi hanedanına mensup olan şehzadeler İran ordularının Afganlara karşı yürütüğü savaşları sevk ve idare ediyorlardı.

Gürcüler  İran kültürüne de büyük katkılar yaptılar. Birçok Gürcü yazar, şair ve ressam dünya çapında geniş bir şöhret kazandı. “Mümtaz” mahlaslı şair, Gürcü Ali Bey, Keyhüsrev Han, Zeynel Bey, Siyavuş Bey, Mirza Ahmad Gürci, Yusuf Gürci bunlar arasındadır. Günümüzde İran’ın İsfahan yakınındaki Feridunşehr bölgesinde XVII. yüzyılın başlarında Şah Abbas tarafından Gürcistan Kaheti bölgesinden göç ettirilen ve tamamı Müslüman olan Gürcü göçmenler yaşamaktadır. Günümüzde burası İran’daki en fazla Gürcünün yaşadığı şehirdir. Feridunşehr’te yaşayan Gürcüler, Gürcüce konuşur ve Gürcü alfabesini de bilmektedir.

Azerbaycan’da yaşayan Gürcülerden Müslüman olanlar  İngilo adını almışlardır. İngilolar Azerbaycan’ın batı bölgelerinde bulunan Zakatala, Kah ve Belekan ilçelerinde yaşamaktadırlar.  Aralarında 6 bin kadar Hristiyan İngilolar da vardır. Bölgenin Gürcüce adı Saingilo’dur.

Osmanlılar döneminde Gürcistan’ın batı ve güneyindeki Meskheti (Ahaltsihe, Türkçe adıyla Ahıska Paşalığı) Acaristan ve Abhazya halkının büyük bir kısmı Müslüman olmuştur. XVI. yüzyılda Osmanlı orduları tarafından ele geçirilmesinden sonra bölge halkında İslamiyetin yayılmasının sosyal ve ekonomik faktörleri göz önünde bulundurulursa, Hristiyan Gürcülerin özellikle soylu tabakasının topraklarını ve ayrıcalıklarını korumaları için İslamiyeti kabul ettikleri ve böylece Osmanlı sistemine entegre olmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.

Gürcülerin Müslüman olmasındaki etkenlerınden birisi de, Osmanlı’nın adil ve hoşgörülü yönetimidir. Milli kültürlerini de koruyarak, Osmanlı medeniyetinin oluşturulmasında büyük rol oynayan Gürcü toplumundan 400 yılı aşkın bir süre içerisinde başta sadrazamlar olmak üzere çok sayıda devlet adamı, din âlimi, sanatkâr, fikir adamı, yazar ve sanatçı gibi şahsiyetler ortaya çıktı. Bunlar imparatorluk coğrafyasının değişik yerlerinde okul, köprü, camii, kütüphane, imarethane gibi eserler inşa ettiler, sanat ve edebiyat alanında birçok yapıt verdiler. Bu eserlerin büyük bir kısmı günümüze kadar varlığını korudu. Tire Necip Paşa Kütüphanesi, İstanbul Vakıf Gureba Hastanesi, Erzurum Gürcü Mehmet Paşa Cami, Eyüp Büyük İskele Cami bu eserlerin başında gelmektedir. Sadrazam Gürcü Mehmet Paşa, Koca Yusuf Paşa, Halil Hamit Paşa, Kaptan-ı Derya Hüseyin Paşa, Adliye Nazırı Hasan Fehmi Paşa, Dahiliye Nazırı Çürüksulu Mahmut Paşa, Şeyhülislam Mirza Mustafa Efendi, Şeyhülislam Mehmet Esat Efendi, kazasker Gürcü Emin Efendi, hukukçu Ali Haydar Efendi, Kadı Hasbi Efendi,  yazar Ahmet Hamdi Tanpınar gibi şahsiyetler Gürcü kökenlidir. Padişah anneleri arasında ise İstanbul’da en fazla hayır eseri yaptıranların başında gelen Mihrişah Valide Sultan’la, Bezmiâlem Sultan Gürcü asıllıdır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun bazı bölgelerinde Gürcü kökenli hanedanların varlığı bilinmektedir. Hasan Paşa ve Ahmet Paşa tarafından Bağdat ve civarında oluşturulan ve XVIII. yüzyılın başından, XIX. yüzyılın ortalarına kadar varlığını devam ettiren Bağdat Gürcü Memlük Hanedanı ya da Bağdat Kölemen Ocağı denilen yönetim  ve bu yüzyılda Mısır’da çoğunluğu oluşturan Gürcü asıllı Memlük yönetimi buna bir örnektir. Bununla birlikte günümüz Türkiye topraklarında ortaçağda yapılmış olan Gürcü kilise ve manastırları da yer almaktadır. Öşvank, İşhan, Parhali, Tbeti kiliseleri bunların başında gelmektedir. Bunların bir kısmı restore edilmektedir.

Osmanlı Devleti döneminde Gürcistan’da yapılan eserlerin başında, Tiflis’te Sultan III. Murad adına yapılan Hünkâr Camii, Batum’da Sultan Abdülaziz adına yapılan Aziziye Camii ve Ahıska Ahmediye Camii ve Külliyesi gelmektedir.

Gürcistan’ın XIX. yüzyılda  Rus hâkimiyetine girmesi, Müslümanların çoğunun Türkiye’ye göç etmelerine sebep olmuştur. Tiflis, Batum ve diğer bazı şehirlerde Osmanlı ve İran dönemlerine ait 200’ü aşkın cami mevcut iken, bunların çoğu Çarlık ve Sovyetler döneminde yıktırılmış, kapatılmış veya başka hizmetlere tahsis edilmiştir. Bu eserlerden ayakta kalabilen Ahıska Ahmediye Camii 1828/1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Rusya yönetimi tarafından minaresi yıkılarak kiliseye çevrilmiştir. Bu yapı günümüzde restore edilmiş ve şuanda müze olarak hizmete açılmıştır. Tiflis Hünkar Camii ve Batum Aziziye Camiinden ise bir iz kalmamıştır. İran Şahı tarafından yaptırılan Tiflis Kura Nehri kenarındaki Şah Abbas Camii de Sovyetler döneminde yıktırılmıştır.

1877/1878 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında Gürcistan’ın Müslüman Gürcülerinin yaşadığı Acara bölgesi, Rus yönetimine geçmiştir. Bunun sonucu olarak Rusya idaresinde yaşamak istemeyen yüzbinlerce Gürcü, Anadolu’ya göç etmiştir. Bununla birlikte Acara’da Rus yönetiminde camiler ve medreseler faaliyetlerine devam etmiş, hatta talebeler eğitimine devam etmek amacıyla İstanbul’a gelmişlerdir. Günümüzde de Gürcü Müslümanların büyük çoğunluğu Acara Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır.

xx.yüzyılda Gürcistan’da yaşayan Müslüman halk, ciddi bir baskıya maruz kalmıştır. Sovyet Sosyalist Gürcistan’ın komunist yöneticileri medrese, cami ve vakıfların büyük bir kısmını kapatmışlar ve hac, zekat, ramazan orucu gibi ibadetlerin yapılmasını yasaklamışlardır.

Acara Özerk Cumhuriyeti’nde mevcut olan müftülük 1926 yılında kaldırılmıştır. 1929’da okullar açılmış ve gençler Rus okullarına gitmeye zorlanmıştır. 1929 senesinde 158 cami ve 317 din görevlisinin bulunduğu Acara’da, 1930 yılında medreseler kapatılmış ve dinsizlik propagandası başlatılmıştır.1931 yılında Acara müftüsü İskender Efendi gördüğü baskılar sonucu Türkiye’ye iltica etmek zorunda kalmış ve 1967 senesinde Samsun müftüsü iken vefat etmiştir. 1930’lu yıllardan itibaren kadınların başörtüleri yasaklanmaya başlamıştır. Baskılara rağmen Acaralı Gürcüler gizli olarak İslamı yaşatmıştır. Namazlar gizlice kılınmış, oruçlar gizlice tutulmuştur.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyetlerde Din İşleri İdaresi kurulmuştur. Gürcistan Müslümanları da merkezi Bakü’de bulunan Güney Kafkasya Din İşleri İdaresi’ne bağlanmıştır. Bu idarenin başkanı şii, yardımcısı ise sünnidir. Buna bağlı olarak 1940’da Batum Orta Camii ibadete açılmıştır. Savaş yıllarında birçok Müslüman halk topraklarından sürülmüştür. 1944 senesinde Gürcistan’ın Ahıska ve Batum şehrinde yaşayan Müslümanlar köylerinden Orta Asya’ya göç ettirilmiştir. Aynı dönemde Kırım Tatarları, Çeçenler ve İnguşlar’da vatanlarından sürgün edilmiştir.

1991 senesinde Gürcistan’ın tekrar bağımsız olmasıyla birlikte “din hürriyeti” tanınmıştır. Bundan sonra ülkede yaşayan değişik dinlere mensup insanlar inançlarını daha rahat yaşamaya başlamışlardır.

Araştıran ve Derleyen : Reyhan Gökbayrak

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere 1 yorum yapılmıştır
Reyyan 26.05.2019 10:08
Selçuk bey böyle detaylara dikkat çakmak herkesin harcı değil çok teşekkürler, bana da sabah sabah sürpriz oldu onur duydum başarılarınız daim olsun inş.
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklık
Yukarı ↑