Seyyar Köfteci yeni
asya enerji
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Kudret Turizm
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
KAZIM KOCAMAN
BNB BİSİKLET 300 X 160
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
İhbar hattı whatsapp

Röportaj

Serhat Duyar, “İdam cezası olmalı”

Ülke ve Kocaeli gündemine dair konuları birlikte masaya yatırdığımız BBP Kocaeli İl Başkanı Serhat Duyar çarpıcı açıklamalarda bulundu

19 Eylül 2017 Saat: 19:05
Serhat Duyar, “İdam cezası olmalı”
Serhat Duyar, “İdam cezası olmalı”

Serhat Duyar, “İdam cezası olmalı”

Ülke ve Kocaeli gündemine dair konuları birlikte masaya yatırdığımız BBP Kocaeli İl Başkanı Serhat Duyar çarpıcı açıklamalarda bulundu

Gazetemizin sahibi Selçuk Çelebi, Büyük Birlik Partisi Kocaeli İl Başkanı Serhat Duyar ile bir söyleşi gerçekleştirdi.Serhat Duyar’ın samimi bir o kadar da çarpıcı açıklamalarını ilgiyle okuyacaksınız.

S.Ç. Arakan'da yaşanan zulmü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece Arakanda değil nerede Türk varsa nerede Müslüman varsa, Türk ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı var. Dün de vardı bugün de var. Dünyada haçla hilenin savaşı devam ediyor. Bir mücadelenin içerisine girmişler. Sanki yemin etmişler. Dünyada tek bir Müslüman kalmayıncaya kadar savaşı sürdüreceklermiş gibi görünmekte. Bu bazı coğrafyalarda psikolojik savaş olarak var, bazısında bizzat silahla savaş var. Bombayla insanlara müdahale ediliyor. Türk dünyasına ve İslam coğrafyasına dünya tarafından bir baskı var. 2003 yılında Kerkük’te merkez bankasını yağmaladılar. Tapu müdürlüklerini yakıp yıktılar. Mezar taşlarını dahi tahrip ettiler. Mezar taşlarının tahripten amaç belirli bir süre geçtikten sonra burasının bir Türk yurdu olduğunu hafızalardan silmek için. 2003’ten bu yana geldik sene 2017 referandumun yapılacağı bir noktaya geldik. Yani Arakanda, Myanmar’da, Kerkük’te, Suriye’de, Libyada, Mısır’da, Bosna Hersek’te hala zulüm devam ediyor. Onun için Müslümanların uyanık olması lazım. Türk dünyasının uyanık olması lazım ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun işaret ettiği Türk İslam birliğinin kurulması lazım. Hani nerede İslam İşbirliği Teşkilatı? Yapılan bu zulümlerde sadece kınamak için mi bir araya geldiniz? NATO’ya dahil olan bir ülkeye bırakın soykırım yapıldığını bir tane vatandaşının kılına zarar verilse ne olur? Bir tane AB üyesi ülkenin vatandaşının kılına zarar gelse ne olur? O zaman bu teşkilatlardan bahsedemeyiz. Sadece kağıt üzerinde kurgulanmış bir yapı ortaya çıkıyor. Şimdi bizim için 81 vilayetimiz neyse Kerkük de odur. Adında bir Kürt kelimesi geçerek Kürt bölgesi,  Kürdistan gibi şeyler söyleniyor. Adı ne olursa olsun burada bir terör devleti kurulmak isteniyor. Burada bir İsrail devleti kurulmak isteniyor. Burada asıl hedeflenen İslam coğrafyasının tam göbeğine bir hançer saplamak. Onun için burada Müslümanları uyanık olması gerekir.

S. Ç. Burada bir Kürt devleti kurulma çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2003’te bunlar yapılırken, Kerkük yağmalanırken hükümetimiz ciddi bir tepki vermedi. Ama şu anda hükümet durumun ciddiyetinin farkına vardı. Çünkü oradaki atılacak her adım Türkiye’yi ciddi bir kıskacın içerisine alır. Bugün Kerkük, yarın Türkiye. Onun için biz bunun bilincindeyiz. Hükümet bunun öyle farkındaki MGK’yı referandum öncesine aldı. Eminim devletimiz MGK’da en sert söylemi ve eylemi ortaya koyacaktır. Çünkü bıçak kemiğe dayanmıştır. Hükümet hatadan dönmüştür. Çözüm sürecinde en büyük tepkiyi Büyük Birlik Partisi koymuştur. Çözüm sürecinde teröre taviz verilmiştir. PKK meşrulaşmıştır. Bu arada bölgede PKK’ya destek olanlar cesaret bulmuştur. Ama bugün görüyorsunuz ki biz o zaman karşıydık. Özellikle çözüm sürecinde yapılanlarla ilgili. Fakat bugün hükümet terörün bütün unsurlarıyla top yekün mücadele ediyor. O zaman bize ne düşer? Muhsin Yazıcıoğlu’nun tavrı düşer. Yanlış yapıldığında nasıl hükümetin karşısında duruyorsak doğru yaptığında da yanında oluruz. Bu Muhsin Yazıcıoğlu’nun benimsediği tavırdır. Ama hükümet eğer yarın bir gün yanlış söylem ve eyleme girerse yine karşısında oluruz. Bizim toptan ret, toptan kabul gibi bir tavrımız yok. Olaylara yakından bakarız ta ki referandumda yaptığımız gibi. Önceliğimiz devlettir, vatandır, bayraktır.

S.Ç. 15 Temmuz sonrası Fetöcülerin ayıklandığına inanıyor musunuz?

Şu anda ben hükümet değilim, devlet değilim. Emniyet müdürleri bize bağlı değil, MİT bize bağlı değil. Genelkurmay Başkanlığı bize bağlı değil. Dolayısıyla hükümetin elindeki doneler bizde yok. Milletimizdeki oluşan algı top yekün mücadelenin yapıldığı ve bittiği hususunda insanımızın kafasında soru işareti var. Ben Fetönün bittiğine inanmıyorum. Burada suça kim bulaşmışsa, 15 Temmuz darbe girişiminde milletimizei özel harekatımıza, askerimize, polisimize, gazi meclisimize, Cumhurbaşkanlığı külliyesine kim bomba attıysa, kim kurşun sıktıysa, kim bunun talimatını verdiyse tespit edilip idam cezasıyla cezalandırılması lazım.

S.Ç. Meclis bir araya gelse ve idam cezasından yanayız derse uygulama nasıl olur?

Ben hukukçu değilim. Diyelim velevki kapsamıyor. Bu teknik bir konu. Velevki kapsamadı. Bunlara verebileceğin en ağır ceza müebbet mi? İkincisi bunu da çıkarttıktan sonra bugünden sonra darbeye heveslenecek insanların iştahını keser misin sen? Çünkü bakın 80’de bu ülkede darbe oldu. 60’ta darbe oldu. 28 Şubat’ta darbe oldu. Yine e-muhtıra dediğimiz nisanda bu hükümete darbe oldu. 15 Temmuz’da hain darbe girişiminde bulunuldu. Olası darbelerin önüne geçmek için idam cezası bunların önünü keser. Bundan sonra darbelerin olmaması için yasamızı, anayasamızı dizayn etmemiz lazım. Kimsenin boşluk bulmaması lazım. 12 eylül darbesinin mimarı Kenan Evren, ölümüne az bir süre kala yargılanıp mahkum olmuştur. Bu çok önemli bir hadisedir. Bundan sonra insanlara işkence yaptığın zaman bir karşılığının olduğunu göstermiştir. İdam cezası bu aşamada çok önemli. Biz Büyük Birlik Partisi olarak suç işleyen 3 kesim için idam cezası istiyoruz. Bir; teröristler için. Adı ne olursa olsun; bizzat kurşun sıkmış, bizzat bombanın pimini çekmiş, bu suça bulaşmış kişilerin idam cezasıyla cezalandırılmasını istiyoruz. İki; darbe yapmış. Darbe de aslında bir terör eylemidir. Bunların idam cezasıyla cezalandırılmasını istiyoruz. Üç; küçük yaşta çocuklarımıza tecavüz eden, hunharca katledenler için kesinlikle idam cezası verilmelidir. Onun için gerek hükümet ve gerekse muhalefet partileri topu taça atmayı bırakmalıdır. Meclis bugünlerde toplanmalı ve idam cezası onaylanmalı. Tabi şimdi burada kaygılar da var. Şeffaf, denetlenebilir hukuk düzeniyle de idam cezasıyla cezalandırılmalıdır. 15 Temmuzdan sonra bizim iki yapımızı kuvvetlendirmemiz lazım. Bir tanesi demokrasi diğeri de hukuk. Hukuka Ahmet mi karar verecek? Gelişmiş ülkelerde böyle bir şey var mı?  Yargıç mı tartışılıyor orada? Kurallar belli. Bizde aynı suçu işleseniz dahi farklı ceza alma şansınız var. Niye? yolu açık. Hukuk sistemimizi elden geçirmemiz lazım. Ahmet’e, Mehmete göre değil, şeffaf denetlenebilir, milletin hukuka güvendiği bir hukuk olmalı. Hukuk ve adalet gecikmemeli. Çünkü devletin temel taşlarından bir tanesidir hukuk. Diğeri de demokrasi.

S.Ç. Bir siyasetçi olarak Türkiye'de hukuka inanıyor musunuz?

Tabi siyasetçi olarak arzu ettiğim;  Türk hukukuna, adaletine güveniyorum demek. Yalnız milletimize sorduğumuz zaman ve yapılan kamuoyu araştırmalarında en az güvenilir kurumların başında hukuk geliyor. Bunun nedeni şetfaf ve denetlenebilir olmaması. Kuralların sabit olmaması.

S.Ç. Hükümetin ekonomi kapsamındaki icraatlarını nasıl buluyorsunuz?

İyi yapılan şeyler de var tabi burada alkışlamak lazım, desteklemek lazım. Kötü yapılan, eksik yapılanları da tenkit etmek lazım. Bakın ülkede hangi konuyla ilgili olursa olsun politikalarla ilgili bir bakıyorsunuz toptan ret eden bir grup, bir de toptan kabullenen bir grup var. Münazara yapamıyorsunuz. Onun için burada asgari müştereklerde buluşma zeminin sağlamamız lazım. 7 Haziran seçimlerinden önce asgari ücret 939 liraydı. Bugün 1300 lira. Asgari ücretin 1300 lira olmasının ana sebeplerinden biri Kılıçdaroğlu’dur. Siz bir iktidar olarak doğru işe soyunduğunuz zaman, doğru yöntemlerle gittiğiniz zaman netice alabiliyorsunuz. Bugün asgari ücrete bu kadar zam verilebildiyse o gün CHP’nin doğru yöntemler işaretlediğidir. Keşke diğer meselelerde de aynı yöntemi uygulayabilseler. Ama bakın CHP’de bir tarafta sol görüşlü, Atatürk’ü savunan kesim. Bir tarafta da teröristlerle kol kola giren bir kesim. Aynı çerçevede, aynı konumda teröristlerle aynın dili kullanan bir kesim. Bu dilden, bu düşünceden CHP’nin içindekiler de rahatsızdır. Öte yandan şimdi siz asgari ücreti kaç yaparsanız yapın. İlerleyen süreçte bu az gelecektir. Neden? Şu anda devletin, hükümetin rakamlarına göre enflasyon yüzde 9, 75. Fakat gerçek enflasyon rakamlarının yüzde 20 ile 25 arasında olduğunu görüyoruz. Banka faizlerinin yüzde 15 ile 17 arasında olduğu bir ekonomiyle karşı karşıyayız. Faizlerin bu kadar yüksek olduğu, gerçek enflasyonun yüksek olduğu konumda kim yatırım yapabilir? Hangi zammı verirseniz verin bu gerçek rakamlar karşısında eriyecektir. Gerçek rakamlarla milleti kandırmadığımızı ortaya koyalım. Üretimin geliştirildiği ve yapıldığı, milletimizi tasarruf yapmaya ittiğimiz, tasarruf yaptığımız hatta tasarruf rakamlarımızın arttığı bir ekonomi modeline ihtiyaç vardır. Eğer hükümet isterse bunda başarılı olabilir. Enflasyonu aşağıya çektiği, yolsuzlukları aşağıya çektiği bir Türkiye ile karşılaşabiliriz. Hükümetin, dolayısıyla başındaki Erdoğan’ın bu ülkede başardığı bir şey var. Sigara yasağı konusu. 15 yıl öncesine kadar şehir içi taşıma araçlarında dahi sigara içiliyordu. Şehirlerarası araçlarda, kahvelerde birçok yerde sigara içiliyordu. Bugün artık içilmiyor. Neden? Cezai müeyyideleri uyguladığınız zaman, motive ettiğiniz zaman yukarıdan aşağıya milletimize bir tasarruf odaklanmasıyla beraber hükümet başarılı olur. Yolsuzlukların ülkeyi terk ettiği bir ülke olmalı.

S.Ç. 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim’de okullarda kutlamaların yapılmayacağı yönünde bir iddia var, ne diyorsunuz?

Şimdi bu bayramların anlamı ve önemi var. Bunlar kendi günlerine münhasır kutlamaların olduğu günlerdir. Tabi ki bu resmi kayıtlarda ve anayasamızda da geçiyor. Şu anda gördüğüm kadarıyla bununla ilgili bir değişiklik olduğunu sanmıyorum. Ama bir grup Türkiye’de hep aynı türküyü söylüyor. Laiklik elden gidiyor. Bununla ilgili gayretli olan bir grup var. Bir taraftan baktığımızda hükümetin bu anlamda bu günlerin önemini hafiflettiğini de görüyoruz. 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 29 Ekimler eskisi gibi kutlanmıyor. STK’ların da çalışmaları bu anlamda zayıf kalıyor. İllaki hükümetin kutlamaları desteklemesine ihtiyaç yok ki. burada STK’ların bu günlerin anlamını, önemini arttırıcı çalışmalar yapması gerekiyor. Demokrasinin gereği üç temel unsura ihtiyaç vardır. Biri siyasi partiler, diğeri basın ve üçüncüsü STK’lar. Bu ayaklardan hangisi olmazsa demokrasi topal kalır. Siyasi partiler daha demokratikleşmeli. Siyasi partilerin demokratik olması ülkeyi daha da demokratik yapar. Basın daha özgür olmalı. Tabi özgür olması, değerlere, inançlara kişilere, hakaret edeceği anlamına gelmiyor. Sevgi ve saygı içerisinde olmalı. Ama bazıları vatan hainliği yapıyor. Yargılanıyoruz diye feryat ediyor. Yargılanacaksın tabi. Basın, ülkenin bir ve bütünlüğünü hedef almadan, sevgi saygı hoşgörü çerçevesinde olmalı. STK’lara gelince; devletten ve hükümetten uzak, kaynağı oraya bağlı olmayan kurumlar olarak onlara da büyük iş düşüyor.

S.Ç. Kongre sürecine girdiniz. Şu an ne aşamadasınız?

Kötü bir dönem geçirdik. Referandum sürecinde arkadaşlarımız farklı düşüncelerin içerisine girdiler. Parti disiplinini de bozarak farklı çalışmalar içerisine girdiler. Hangi siyasi partide olursa olsun, farklı düşünceye sahip olabilirsiniz ama siyasi partilerin kurumsal yapılarına, o mekanizmalarına zarar veremezsiniz. BBP kurumsal bir partidir. Ben 6 Nisan’da göreve atandığımda dört ilçe başkanı vardı ve bu dört ilçenin hiç birinde parti binamız yoktu. Ben göreve geldikten sonra eski ekip tepki olarak üç ilçe başkanını istifa ettirdiler. Genel başkanımızın Kocaeli’de olduğu gün ben bir ilçe başkanıyla göreve başladım. Bugün itibariyle 12 ilçede görevi başında ilçe başkanı var. Bundan sonra artık kendi ilçesini, kaymakamı, belediye başkanını ilçe emniyet müdürünü tanıyan, STK’larını tanıyan ilçe başkanlarımız var. Bundan sonraki adımda bütün ilçelerde parti bayrağımızı dalgalandırmak, bütün ilçelerde ilçe binamızı açmak hedefimiz. Ondan sonra üye çalışmamız olacak. İlçe kongrelerimizi yapacağız. Ondan sonra il kongremizi yapacağız. Kocaeli’deki siyasi partilerin İl başkanlarının aylık toplantısına geldiğimizde masada yüzde yüz net bir uyum yok. Zaten öyle olsa herkes bir tek siyasi partinin içerisinde siyaset yapar. Biz o masada Kocaeli ve Türkiye’ye şunu gösteriyoruz. Farklı siyasi görüşte de olsak bir araya gelebildiğimizi gösteriyoruz. Aynı görüşü paylaşmak, aynı şekilde düşünmek zorunda değiliz. Ama vatanımız bir, bayrağımız bir. Bu birliğin içerisinde hareket etmemiz önemli. Kocaeli’de bir takım kişiler bu masadan çok rahatsız. Rahatsız olmaları da çok normal, bu da beni çok mutlu ediyor. Zaten onlar memnun olursa burada bir sıkıntı var demektir. Baktığımızda aynı hemşeri dernekleri bir araya gelemiyor. Bütün hemşeri dernekleri bir araya gelip panel yapsa, ortak etkinlik festival düzenlese. Ama bakıyoruz; her dernek kendi festivalini yapıyor. Herkesin kendi kültürünü tanıttığı, yöresel yemeklerini tattırdığı, bütün yörelerin bir araya geldiği etkinlikler yapılmalı. Buna ihtiyaç var. Gazeteciler de bir araya gelmiyor. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti organize etsin. Bütün gazetelerin patronları, çalışanları bir araya gelsin. Egolarımızı bırakalım. Aynı görüşte olamayabiliriz ama bir araya gelelim. Birbirimiz sevmek zorunda değiliz ama saygı duyalım. Bu çerçeve kapsamında birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Son olarak; gençlerimizi, Kocaelili hemşerilerimizi siyaset yapmaya, özellikle Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirasına sahip çıkmaya davet ediyorum. Büyük Birlik Partisi’nde siyaset yapmaya davet ediyorum. Türk İslam ülküsünün yaşatıldığı, Türk ve İslam’ın etle tırnak olduğu partimizde Kocaeli ve ülkeye hizmet etmek için vatandaşları davet ediyorum.

 

 

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız