çelebi_blş
MONmedia
KOFTECI-Dikey
SALGAMettavuk
RENO
Altinoluk
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
kdm
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Dış politika neye benzer?

Bildiğiniz gibi dış politikada sıkıntılı günler yaşıyoruz. ABD ile olan ilişkilerimiz epeyce gergin.

9 Ağustos 2018 Saat: 16:57

Bildiğiniz gibi dış politikada sıkıntılı günler yaşıyoruz. ABD ile olan ilişkilerimiz epeyce gergin. Bu gerginlik ülkemizde tutuklanan rahip Brunson olayından kaynaklanıyor. Ama bu gerginlik bir yerde döviz kurlarının da yükselmesine neden olduğu için her vatandaşı, hepimizi ilgilendiriyor.

Birkaç günden beri konuyu yazmak istediğim için bu konudaki haberleri dikkatle izliyorum. Dış politikanın, yani diplomasinin ince bir konu ve tamamen de uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu biliyorum ve konuya balıklama dalıp yanlış laflar ederek sizleri de yanlış bilgilendirmek istemiyorum.

Bunun için bir süreden beri internet üzerinden araştırmalar yapıyorum. Dışişleri mensuplarımızdan deneyimli ve duayen emekli büyükelçilerin çeşitli gazetelerde ve internet sitelerinde yazdıkları makaleleri dikkatle okudum. Yalnız yayınlanmış köşe yazılarını okumanın yetersiz olduğunu düşündüm ve onların herkese açık sosyal medya hesaplarına girip yaptıkları paylaşımlarına göz attım.

Şimdi tüm bu araştırmalarımdan sonra elde ettiğim bilgileri harmanlayarak sizleri aydınlatacağım. Deneyimli diplomatlarımızın ifadelerine göre bu konuda tutarsız davranışlarımız tırmandırmış olayları. ABD’liler amiyane tabiri ile “Serbest bırakın bizim papazı” demişler. Biz önce “Burası kabile devleti değil, yargımız bağımsız” demişiz. Buraya kadar güzel ama daha sonra demeçler verilmiş “Ver papazımı, al papazını” mealinde ABD’deki Fetö’den bahseden demeçler. Burada bir tutarsızlık söz konusuymuş. “Yargı bağımsız” dedikten sonra “Ver papazı al papazı” dersen tutarsızlık yapmış olduğun için güven yitirirmişsin ve diplomasiye uygun değilmiş.

Bu olayın bir de başka bir yönü varmış. Hani bir Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücel vardı hatırlarsınız. Heybeliada’daki bir otelde yapılan bir toplantıdan sonra “PKK ile FETÖ propagandası yaptığı ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla tutuklanmıştı. O sıralarda Almanya ile görüşmeler yapılıyordu. Bir ara da zamanın Başbakanı Binali Yıldırım Almanya’ya gitmişti. Başbakan Yıldırım Almanya’da Alman Başbakanı Merkel ile görüşmesinden bir gün sonra Deniz Yücel serbest bırakılmış, cezaevinden çıkıp doğruca havaalanına gitmiş onun için gönderilen Alman uçağına binerek Almanya’ya gitmişti. Bu olay da ABD’lilerin papaz Brunson’un serbest bırakılması için ısrar etmelerine emsal teşkil etmiş. Yani “Bizde yargı bağımsız” sözüne inanmamış artık ABD’liler. Şimdi olaylar tırmandıktan sonra bir taviz daha verilerek “Ev hapsi” uygun görülmüş rahip Brunson için.

Yani, özet olarak deneyimli diplomatlar “Dış politikada tutarsızlığa yer yok” diyorlar. “Deniz Yücel’i Almanya’nın isteği üzerine serbest bırakırsan ABD’de kendi papazını ister” fikrini öne sürüyorlar. Hapishaneden çıkartılıp cezasının ev hapsine çevrilmesini “taviz” olarak tanımlayarak “Taviz tavizi doğurur” diyorlar. Olayların diplomatik yönü benim toparlayabildiğim kadarıyla böyle. Bir de siyasi yönü var tabii ki. Şimdi ülkemiz siyasilerinin bu konudaki görüşlerinden örnekler vereceğim.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD ile yaşanan Brunson krizi ve Türk bakanlara yaptırımları değerlendirirken " Amerika ile ilişkilerimizde bugünden yarına bakmamak lazım. Bugün gergin olabilir, yarın düzelebilir. ABD ile ipler hiçbir zaman kopmaz. Toplum ve kamuoyu şunu bilmeli, hepten kopmak ve yakınlaşmak değil. Aynı evin içinde iki kardeş bile, 40 yıllık karı koca eşler bile her konuda anlaşamıyorlar. Bazen tartışıyorlar, sonra anlaşıyorlar” demiş.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, ABD'nin yaptırım kararı sonrası yaşanan krizi "40 yıllık karı koca bile her konuda anlaşamıyorlar" diyerek yorumlayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a cevaben, “Çin, dış politikasında yapay zeka kullanmaya başlıyor. Risk değerlendirmesi, strateji seçimi, karar verme ve yürütme verimliliği, karar verme güvenilirliği gibi birçok açıdan mutlak bir dezavantaja düşmemek için teknolojiden yararlanıyor. Yapay zekayı biz de kullanıyor olsaydık, tepetaklak olmuş ekonomimizin kurmayı Bakan Albayrak’ın talihsiz benzetmesine yapay zekadan onay çıkması mümkün olmayabilirdi” diye konuşmuş.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, ABD ile yaşanan krize ilişkin "40 yıllık karı koca bile her konuda anlaşamıyorlar" yorumuna hakkında açıklama yapmış. Özdağ "ABD'nin Türkiye 'ye yaptırımlar uygulamaya başladığı ve Türk bakanları cezalandırdığı bir ortamda iki ülke arasındaki ilişkileri gayriciddi bir şekilde evlilikle izah etmeyi ancak siyasal kariyerinin temeli ve tek özelliği evlilik olan birisi yapar" demiş.

Siyasilerin bu açıklaması şu açıdan tebessümle izledim sevgili okurlarım. Hafızam beni seneler önce siyasi rakipler şimdi hepsi rahmetli olan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş’in zamanına götürdü. Birbirleriyle kıyasıya mücadele ederlerdi ama konuşmalarında hep bir nükte, bir ince espri olurdu. Sona on altı seneden beri ise siyasi liderler birbirlerine mahalledeki çocukların kavgalarında bile duyulmayacak “Şerefsiz” gibi, “Alçak” gibi, daha birçok hakaret içeren kelimeler sarf edip duruyorlardı. Yukarda yazdığım Ümit Özdağ’ın Berat Albayrak’a cevabı eski siyasilerin nezaketini hatırlattı bana.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Masumiyet14 Ekim 2018 Saat: 21:32
Televizyon haberlerini izlerken neredeyse hemen hemen her gün karşılaşıyoruz. Karşılaşınca da içimiz kanıyor, yüreğimiz kararıyor.
Sinirler ve sınırlar10 Ekim 2018 Saat: 13:18
Eskiden siyasi liderler basın toplantısı düzenler orada söyleyeceklerini söylerdi. O basın toplantılarına katılan gazeteciler de gerçekten gazeteciydi sormak istedikleri soruları liderlere sorarlar, liderler de cevaplandırırdı.
Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum8 Ekim 2018 Saat: 00:09
Sevgili okurlarım, bu başlık nereden çıktı diye düşündüğünüzü biliyorum. Yazımı okuyunca anlayacaksınız nereden çıktığını, sizler de şükredeceksiniz hainlikten kurtulduğunuz için.
Evli evine, köylü köyüne3 Ekim 2018 Saat: 00:12
Güzel Türkçemizde her konuya uygun çok anlamlı ve ibret verici atasözlerimiz vardır. İşte bunlardan birisi de yukarıda başlıkta kullandığın “Evli evine, köylü köyüne” atasözüdür.
Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?25 Eylül 2018 Saat: 22:57
Şimdi başka bir derdimiz, sıkıntımız yokmuş gibi bütün milletimiz “3. Havalimanı’nın adı ne olsun?” diye tartışıyor.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑