çelebi_blş
MONmedia
KOFTECI-Dikey
SALGAMettavuk
RENO
AKparti
Altinoluk
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Düşer ama bu kadar da düşmez ki!

Güzel Türkçemizde “düşme” ile ilgili birçok deyimler var bildiğiniz gibi.Mesela; “Düşenin dostu olmaz” diye deyim var.Mesela; “Düşmez kalkmaz bir Allah” diye deyim var.Mesela; “Düşeni bir tekme de sen vur” deyimi var.

12 Mart 2018 Saat: 00:38

Düşer ama bu kadar da düşmez ki!

Güzel Türkçemizde “düşme” ile ilgili birçok deyimler var bildiğiniz gibi.Mesela; “Düşenin dostu olmaz” diye deyim var.Mesela; “Düşmez kalkmaz bir Allah” diye deyim var.Mesela; “Düşeni bir tekme de sen vur” deyimi var.Buna benzer daha birçok deyimlerimiz de vardır, hepsini yazmaya gerek yok.

Yarım asra yaklaştı neredeyse elli seneden beri siyaseti yakından takip ederim. Önceleri kamu görevim nedeniyle televizyon haberlerinden ve gazete sütunlarından siyaseti ve ülke gündemini takip ediyordum. Son yirmi seneden beri de gazetelerde çalışmam ve yazılar yazmam nedeniyle daha yakından takip ediyorum. Ülke siyasetçilerinin demeçlerini daha yakından takip ettiğim gibi ilimize gelen milletvekillerinin konuşmalarını da birebir canlı izleyerek onlara sorular sorma fırsatı buluyorum.

Benim gençlik zamanlarımda ülkemizin siyasetine yön veren insanların hepsi şimdi rahmetli oldu. İktidarda Süleyman Demirel vardı. Ana muhalefet partisi lideri İsmet İnönü idi. Diğer muhalefet partilerinin liderleri Alpaslan Türkeş ve Necmettin Erbakan’dı.

İbret verici bir anıyı burada örnek olarak vermek istiyorum. Süleyman Demirel 40 yaşında Başbakan olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti’nin o zamana kadarki en genç Başbakanı idi. Gerçi ondan sonra da rekoru kırılmadı. Bir 10 Kasım töreninde Anıtkabre yürüyorlardı. Protokol gereği genç Başbakan Demirel önde eski Başbakan İsmet İnönü de arkasında.Demirel “Batı Cephesi Komutanı, Atatürk'ün silah arkadaşı, 2.Cumhurbaşkanı” İnönü'nün önünde yürümekten tedirginlik duydu.Yavaşladı... İnönü ile 'yan yana' yürümeye başladı.İsmet İnönü : "Sayın Başbakan!.. Lütfen öne geçiniz... Ben sizin arkanızdan gelirim... Protokol insanı küçültmez" diyerek Demirel'e tam anlamıyla bir hayat, bir siyaset dersi veriyordu.

Daha sonra İsmet İnönü’nün vefatının ardından Bülent Ecevit ana muhalefet partisi lideri oldu. Demirel ile Ecevit de birbirleriyle kıyasıya siyasi mücadele yaptılar. Daha sonra Turgut Özal çıktı siyaset sahnesine. Özal’ın vefat edip, Demirel’in de Cumhurbaşkanı olmasından sonra Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz ülkemizin siyasi hayatına girip çıkan isimler oldular. Rakip siyasi liderler olarak birbirleriyle kıyasıya mücadele ettiler. Ama hiçbir zaman hakaret etmediler, küfür etmediler birbirlerine. Siyasi mücadelenin de bir üslubu olması gerektiği yönünde adeta ders vermiş onlar da farkında değilmişiz.

Şu anda da siyasi hayatımızda bildiğiniz gibi Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli isimleri ön planda. Şimdi de birbirleriyle mücadele ediyorlar ama verdikleri demeçleri televizyonlardaki haberlerde izlerken insanın yüzü kızarıyor. Ben haberleri izlerken neredeyse torunlarımı odalarına göndereceğim artık. Haberlerde bir siyasi lider diğeri hakkında “alçak” diyor, “şerefsiz” diyor, “ahlaksız” diyor. Bu sözleri sokakta, mahallede bir insan diğer insana söylese kavga çıkar, belki de cinayet bile işlenir bizim ülkemizde ama koca koca siyasi parti liderleri birbirleri hakkında söylüyorlar ne yazık ki.

Bahçeli “Ne hortumu? Kanalizasyon borularına bağladılar” dediği, “Mabedi rüşvet ve ihanet olanlar sürekli geri viteste dolaşıyor, sürekli riyakarlık makyajıyla dolambaçlı yollara sapıyor, sel gibi akıyor” dediği kişiyle şimdi ittifak yapıyor. Daha önceleri “Zürriyetsiz” diye aşağıladığı kişi de ittifak teklifini kabul ediyor.

Siyasi parti liderlerimize buradan istirham ediyorum birbirinize ağır sözler söylemeyin, hakaret etmeyin, küfretmeyin lütfen. Haberleri izlerken televizyon kanallarında “biiippp” sesleri duymaya başladık, inanılır gibi değil. Bir siyasetçi verdiği demeçte burada yazamayacağım o ve ç harfleriyle başlayan fahişe çocuğu anlamına gelen cümleyi kurunca haberlerde sözleri biplendi.

Daha önceleri kendi partisi varken “AKP Harun olmaya geldi, Karun oldu. Biz AKP gibi firavunlaşmayacağız” diyen kişi bir bakanlık makam koltuğu ve makam arabası hatırına bu sözlerini yutarak “kurtulmuş” oldu. Yine daha önce kendi partisinin genel başkanıyken “Başbakan at üstünde durmayı nasıl beceremediyse, ülke yönetmeyi de aynı şekilde beceremedi. Bunların paçalarından yolsuzluk akıyor. Ey Recep Tayyip Erdoğan, boyun eğdin, emir eri oldun, boyan döküldü. Başbakan, rantın babasını getirdi. Bunlar yarım doktor, yarım hoca. Başbakan kendisini padişah olarak görmek istiyor” diyen kişi asaletli ve “soylu” bir şekilde bakanlık koltuğuna kuruluyor.

Başlıkta da dediğim gibi, siyasilerimizin söylemlerinde seviye çok ama çok düştü. Birbirinizle siyasi rekabet yapın, tamam ama lütfen biraz daha seviyeli yapın. Birbirinize hakaret etmeden, küfretmeden yapın.

Sözün özü: Siyasilerimize şu özdeyişi hatırlatarak yazımı sona erdiriyorum.  “Dostuna sırrını verme gün gelir düşmanın olur...Düşmanına kötü söz söyleme gün gelir dostun olur...”

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Enflasyonla topyekun mücadele4 Aralık 2018 Saat: 01:28
Sevgili okurlarım, hepimizin malumu olduğu gibi bitirmekte olduğumuz bu yılın içinde ağır bir ekonomik kriz geçirdik.
Öğretmenler Günü23 Kasım 2018 Saat: 15:37
24 Kasım 1928 tarihinde Bakanlar Kurulu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk’e Millet Mekteplerinin Başöğretmenliği unvanını vermiş.
Müstehzi mi, ipe un sermek mi?22 Kasım 2018 Saat: 00:36
Sevgili okurlarım başlıktaki cümleyi lütfen elinizi vicdanınıza koyarak okuyun ve kararınızı ondan sonra verin. Yazımın tamamını okuduktan sonra vicdan sahibi okurlarım mutlaka bana hak verecektir diye düşünüyorum.
Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?18 Kasım 2018 Saat: 23:57
Sevgili okurlarım uzunca bir süreden beri ülkemizde bir “Andımız” konusu tartışılıp duruyor. Bir kesim “Andımızı okumak istiyoruz!” diyor, diğer kesim “İstemezük!” diyor.
Neden “Ezanla” uğraşıyorsunuz?13 Kasım 2018 Saat: 08:53
Hepinizin izlediğiniz, haberlerde duyup gördüğünüz gibi konuşulan konulardan birisi “Andımız” konusu diğeri de “Ezanın Türkçe okunması” konusu.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑