çelebi_blş
MONmedia
KOFTECI-Dikey
SALGAMettavuk
RENO
AKparti
Altinoluk
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Enflasyonla topyekun mücadele

Sevgili okurlarım, hepimizin malumu olduğu gibi bitirmekte olduğumuz bu yılın içinde ağır bir ekonomik kriz geçirdik.

4 Aralık 2018 Saat: 01:28

Enflasyonla topyekun mücadele

Sevgili okurlarım, hepimizin malumu olduğu gibi bitirmekte olduğumuz bu yılın içinde ağır bir ekonomik kriz geçirdik. Liramızın değeri bütün yabancı paralara karşı düştü. Bu bir krizdi tabii. Gerçi kayınpeder “Kriz mriz yok!” dese de, damat bey kriz olduğunu kabul etti ve krizden çıkmanın çarelerinden en önemlisi olarak yazımın başlığındaki cümleyi slogan olarak kullanıp bir dizi tedbirler açıkladı. “Enflasyonlar topyekun mücadele” edilecek, böylece enflasyon düşürülecek ve krizden çıkılacak. Gayet güzel, olması gereken de bu tabii ki ülkemizde bir kriz varsa onunla topyekun olarak, istisnasız bütün milletçe mücadele edilmeli ki krizle.

Tabii ülkemizin bu krizden çıkmak için insanlarımız her türlü fedakarlığı yaptılar. Firmaların çoğunluğu “Damat Bey”in çağrısına uyarak fiyatlarda indirim yaptılar “Enflasyonla topyekun mücadele” için.“Halkımız da uydu mu çağrıya?” derseniz, bunun cevabı gayet açık. Halkımızın çoğunluğu, yani çalışan işçiler, memurlar, emekliler, küçük esnaf zaten tasarruf yapıyorlar bütçelerinden. Tasarruf yapıyorlar derken, birikim yapıp üç beş kuruş bir kenara koyuyorlar demek istemiyorum. Geçinebilmek için, ay sonunu getirebilmek için kuruş kuruş hesap yapıyorlar.

Peki, enflasyonla nasıl mücadele edilir, enflasyonu düşürmenin çareleri nedir? Bunlar iktisat fakültelerinde okutuluyor. Enflasyonla mücadelenin yollarını bilmeyen öğrenciler vizelerden ve final sınavlarından geçer not alamazlar, okuldan mezun olamazlar. Hasbelkader kırk yaşımdan sonra Açık öğretin Fakültesinde ben de okuduğum, sınavda da bu konuda soru çıktı. Öğrencilere sorulan “Enflasyonla mücadelenin maddeleri nelerdi?” derseniz, şu anda hepsini hatırlamıyorum. Tekrar araştırmaya da gerek duymadım. Tamamını hatırlamıyorum ama en başında “Kamu hizmetlerinden tasarruf edilmesi gerekir” olduğunu gayet net hatırlıyorum. Çünkü en büyük savurganlık kamuda yapılıyor. Şimdi kamuda ne gibi tasarruflar yapılması gerektiğini buraya teker teker yazmama gerek yok. Hepimiz biliyoruz nelerden tasarruf edilmesi gerektiğini.

Bu girişten sonra asıl bugün anlatmak istediğim konuya girelim. Meclis’te önümüzdeki yılın bütçesi görüşülürken Mart ayında yapılan seçimlerde kullanılmak üzere partilere 772 milyon lira hazine yardımı yapılmasına karar verilmiş. Tabii aslan payı olarak AKP'nin kasasına 335,5 milyon 526 bin lira para aktarılırken, CHP’ye 178,5 milyon lira, HDP'ye 92,2 milyon lira, MHP'ye 87,5 milyon İYİ Parti'ye de 78,5 milyon verilecek.

“Bu 772 milyon lira ile neler yapılabilir?” diye merak ettim. Üşenmedim hesap yaptım. Birçok şeyler yapılabilirmiş. Hızla artan işsizliği önlemek için kaç işyeri açılacağını, kaç fabrika yapılarak kaç kişiye iş imkanı sağlanacağı gibi çeşitli hesaplar da var ama hepsini buraya yazmaya yerim yetmez. Sadece şu kadarını yazmakla yetineceğim. Mesela partilere yapılan 772 milyon lira ile evsiz olan, ev kirası vermekte zorlanan vatandaşlarımız için tanesi 200 bin liradan 35.000 bin ev yapılabilirmiş. Tekrar yazı ile yazıyorum tam otuz beş bin aile ev sahibi olabiliyor, bir ailenin üç kişiden oluştuğunu kabul edersen yüz binden fazla vatandaşımızın derdine çare bulunur.

Peki partilere yapılan bu seçim yardımı nereye harcanacak, neler yapılacak bu para ile? Hepimizin bildiği gibi el ilanları bastırılarak sağa sola, elektrik direklerine, otobüs duraklarına yapıştırılacak. Afişler bastırılıp duvarlara, billboardlara asılacak. Onlar da yetmedi belediye başkan adaylarının dev boyuttaki resimleri apartmanların dördüncü katından yerlere kadar asılacak. Bu para ile Başkan adaylarının resimleriyle donatılmış (giydirilmiş) otobüslere, minibüslere, otomobillere ses sistemiyle mahalleler, sokaklar dolaştırılarak kafamız şişirilecek. Seçim günü de bir koşuşturma ile o pankartlar afişler yerlerinden indirilecek, indirilmesi için de ayrı bir masraf yapılacak.

Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup düşünün sevgili okurlarım. Hangimiz oyumuzu verirken “Şu başkan adayı afişinde yakışıklı çıkmış” diyoruz. Ya da sokakta caddede en çok hangi başkan adayının resmini görürsek ona mı oy veriyoruz. Bu sorulara hepinizin “Hayır” dediğini duyar gibiyim.

Son söz, sözün özü: Ben buradan tüm partileri Damat Bey’in “Enflasyonla topyekun mücadele” davetine uymaya davet ediyorum. Madem topyekun mücadele edilecek, partiler de bu mücadeleye katılsın. Tam anlamıyla sokağa atılacak bu 772 milyon parayı almasınlar. Kimse afiş asmasın, sokakları caddeleri de kirletmesin.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Öğretmenler Günü23 Kasım 2018 Saat: 15:37
24 Kasım 1928 tarihinde Bakanlar Kurulu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk’e Millet Mekteplerinin Başöğretmenliği unvanını vermiş.
Müstehzi mi, ipe un sermek mi?22 Kasım 2018 Saat: 00:36
Sevgili okurlarım başlıktaki cümleyi lütfen elinizi vicdanınıza koyarak okuyun ve kararınızı ondan sonra verin. Yazımın tamamını okuduktan sonra vicdan sahibi okurlarım mutlaka bana hak verecektir diye düşünüyorum.
Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?18 Kasım 2018 Saat: 23:57
Sevgili okurlarım uzunca bir süreden beri ülkemizde bir “Andımız” konusu tartışılıp duruyor. Bir kesim “Andımızı okumak istiyoruz!” diyor, diğer kesim “İstemezük!” diyor.
Neden “Ezanla” uğraşıyorsunuz?13 Kasım 2018 Saat: 08:53
Hepinizin izlediğiniz, haberlerde duyup gördüğünüz gibi konuşulan konulardan birisi “Andımız” konusu diğeri de “Ezanın Türkçe okunması” konusu.
Atatürk’ü anmak ve anlamak10 Kasım 2018 Saat: 10:32
Evet, her şeyimizi borçlu olmamıza rağmen içimizden bazı nankörler, bazı hainler onun hakkında “sarhoş” hatta “ayyaş”tan tutun da burada yazmaya hicap duyduğum ne hakaretler yapmaktan geri kalmıyorlar.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑