Seyyar Köfteci yeni
asya enerji
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Kudret Turizm
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
KAZIM KOCAMAN
BNB BİSİKLET 300 X 160
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
İhbar hattı whatsapp
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Fanatik olmamakla birlikte Fenerbahçeliyim

Beni yakından tanıyan dostlarım bilir, fanatik olmamakla birlikte Fenerbahçeliyim. Takımımın maçlarını kazanması beni mutlu eder.

6 Ağustos 2017 Saat: 08:48

Benim cumhurbaşkanım nasıl olmalı?

Benim cumhurbaşkanım ağır olmalı…

Benim cumhurbaşkanım az ama öz konuşmalı…

Benim cumhurbaşkanım ota çöpe karışmamal,ı önemli konularda konuşmalı…

Benim cumhurbaşkanım konuşunca sadece kendi taraftarları değil, rakipleri de beğenmeli o konuşmayı…

Benim cumhurbaşkanım ekranlarda önemli konuları dile getirmeli, incir çekirdeğini doldurmayacak konularla ilgilenmemeli…

Benim cumhurbaşkanım konuşmalarında argo kelimeler, deyimler kullanmamalı…

Benim cumhurbaşkanım ekranlarda konuşurken kanallar “biiiipppp” sesi koymamalı araya…

Daha da birçok madde sayabilirim tabii ki benim cumhurbaşkanımın nasıl olması gerektiği konusunda.

***

Beni yakından tanıyan dostlarım bilir, fanatik olmamakla birlikte Fenerbahçeliyim. Takımımın maçlarını kazanması beni mutlu eder. Geçen hafta da Avrupa kupasında tur atladığımız için sevindim doğal olarak. Evet Fenerbahçeliyim ama mesela Galatasaray Avrupa kupası maçında elendiği için sevinecek kadar fanatik değilim. Böyle bir hareket benim milliyetçilik duygularıma ters düşer. Galatasaray da tüm rakiplerini yensin Avrupa’da, Fenerbahçe de yensin. Hatta iki Türk takımı final oynasın, tarifsiz sevinirim. Ama tabii ki finalde Fenerbahçe’nin yenmesini isterim. Galatasaray’ın Avrupa şampiyonu olduğu 2000 senesindeki kutlamalara ben de katılmıştım. Bir İspanyol takımı, bir İtalyan takımı Avrupa şampiyonu olacağına bir Türk takımı şampiyon olsun sevinirim.

***

Evet, ben bir Fenerbahçeliyim ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı benim başkanım. Uzun süredir başkanlık yapıyor, kulübe birçok tesis kazandırdı, sportif başarıları da inkar edilmez. Mesela salon sporlarında kadınlarda ve erkeklerde Avrupa şampiyonlukları kazandırdığı için kutluyorum kendisini. Bazı basın toplantılarında gazetecilere kaba davrandığı, kaba tabiri ile fırça çektiği için kendisini eleştiren yazılar da yazmıştım.

Geçen hafta televizyonlarda gördüğüm bir haber üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. Aynen görüntü vardı haberlerde, akan trafikte bir motosiklet son hızla gidiyor, bir jip onu geçiyor. Motosiklet sürücüsü “Sinyal versene ulan!” diyerek el kol hareketi yapıyor. Televizyondaki sunucu “Sinyal verdiği görülüyor burada. Neden sinyal versene diyor?” şeklinde yorum yapıyor. Biraz sonra jip duruyor motosikletin önünde. Arkasından bir araba daha duruyor. Jip’ten inen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile motosikletli arasında tartışma yaşanıyor. Tabii tartışmanın tamamını veremiyor televizyonlar çoğu kısmı “biiippp”leniyor. Daha sonra arkadaki araçtan korumalar iniyorlar, bir süre birbirlerine bağırıştan sonra herkes yoluna gidiyor.

Bu haberi izledikten sonra kendi kendime düşündüm. Ve kendime “Sen Aziz Yıldırım olsan böyle bir olaya karışır mısın?” diye sordum.

Sen koskoca Fenerbahçe Kulübü Başkanısın ne işin olur senin motosikletli ile kapışmakla. Paran var, pulun var, her türlü imkanın var. Makam şoförün kullanacak arabanı, makam şoförünün yanında koruman da olacak. Sen arkada tıkanan trafikten sıkılma kitap mı okuyacaksın, tabletinden veya telefonundan internete mi gireceksin keyfine bak. Trafikteki sorunlarla maaşını ödediğin şoförün uğraşsın, motosikletli ile ya da yandaki şoförlerle ön koltukta oturan koruman kapışsın. Hatta onlar kapışırken sen araya gir müdahale et, babacan bir tavırla olayı yatıştır, haberlere çıkınca da “Ne güzel yapmış olayı yatıştırmış, helal olsun Başkan” desinler. İşte ben böyle bir başkan istiyorum.

Yazımın başlığı olan “Benim cumhurbaşkanım nasıl olmalı?” ve ilk bölümündeki cumhurbaşkanının nasıl davranması gerektiği ile ilgili tespitlerimle ne mi ilgisi var Aziz Yıldırım olayının?

Efendim malum “Fenerbahçe Cumhuriyeti” diye bir tabir var. Hatta bu konuda gazeteci Yalçın Doğan Fenerbahçe’nin tarihini araştırıp “Fenerbahçe Cumhuriyeti” adında bir kitap bile yazdı. Yazımın ilk bölümünde Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanının nasıl davranması gerektiğini anlattım bir taraftar olarak. Aziz Yıldırım bunları haydi kendisi düşünemiyor ama o kadar varlıklı olmasına rağmen birilerine danışmak ihtiyacını da duymuyor. Bence çok yıprandı, çok yoruldu, artık kendini emekliye ayırıp dinlenmeli diye düşünüyorum.

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Her soruya cevap vermek zorunda mısınız?10 Aralık 2017 Saat: 07:29
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, "Telefon, mesaj ve internet yoluyla boşanma geçerli midir?" şeklindeki soruyu yanıtladı.
Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü25 Kasım 2017 Saat: 13:09
Sevgili okurlarım 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü olarak ilan edilmiş tüm dünyada. Ne zaman, neden ilan edilmiş kısaca özetlemek istiyorum.
Şeytanın bile aklına gelmez böyle şeytanlık!6 Kasım 2017 Saat: 06:26
Bu ihale şartnamelerini hazırlayan öyle kamu görevlileri bürokratlar var ki, ihaleyi alabilecek firmanın sadece ismini yazmazlar, ama yazdıklarını okuyunca o firmanın kim olduğu anlaşılabilir.
Nasılsınız sevgili okurlarım?30 Ekim 2017 Saat: 12:12
Bugünkü yazıma hatırınızı sorarak başladım. Umarım iyisinizdir inşallah. Allah herkese iyilikler versin.Bu başlıkla başladım, çünkü bugün sizlere siyasi hayatımıza adım atan, yeni kurulan bir parti hakkında yazacağım.
Yok artık, olmaz böyle şey demeyin23 Ekim 2017 Saat: 00:21
Bazı dostlarımdan duyuyordum, son zamanlarda daha sık duymaya başladım, birçok insan “Moralim bozulmasın, canım sıkılmasın diye haber izlemiyorum” diyenleri daha çok duymaya başladım
Tüm Yazıları