Seyyar Köfteci yeni
asya enerji
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Kudret Turizm
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
KAZIM KOCAMAN
BNB BİSİKLET 300 X 160
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
İhbar hattı whatsapp
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü

Sevgili okurlarım 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü olarak ilan edilmiş tüm dünyada. Ne zaman, neden ilan edilmiş kısaca özetlemek istiyorum.

25 Kasım 2017 Saat: 13:09

Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü

Sevgili okurlarım 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü olarak ilan edilmiş tüm dünyada. Ne zaman, neden ilan edilmiş kısaca özetlemek istiyorum.

25 Kasım, Dominik Cumhuriyeti'nde, Salcedo'daOjo de Agua adlı köyde doğmuş,  Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Clandestina Hareketi'nin öncülerinden olan Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin sistem tarafından katledildiği tarihtir. Mirabel kız kardeşlerin, diktatörlüğün askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledildikleri, utanç gününün ve insanlık ayıbının yıl dönümüdür.1960 yılının 25 Kasım'ında, Dominik Cumhuriyeti'nin kuzey bölgesinde, bir uçurumun dibinde üç kadının cesedi bulunur. Bunlar Mirabel kardeşlerdir. Ertesi sabah gazetelerde bu ölümlerin bir kaza sonucu meydana geldiğini anlatan bir haber çıkar, ama gerçek göründüğü gibi değildir...Mirabel kardeşler, ülkelerinde siyasal özgürlük için kararlılıkla mücadele ederek Latin Amerika'daki diktatör RafaelLeonidasTrujillo'ya meydan okur. Bu yüzden diktatörlük tarafından zulme uğrayarak pek çok kez hapsedilir ve en son olarak da 25 Kasım 1960 günü arabalarından zorla indirilerek tecavüz ve işkenceyle katledilirler... Sonrasında, bu katliam kayıtlara "araba kazası" olarak geçecektir.Mirabel kız kardeşlerden birinin kod adının Kelebek olmasından da esinlenerek; o günden sonra bu üç kız kardeş, gerek Dominik'te gerek dünyada "Kelebekler" adıyla efsaneleştirilerek anılmaya başlarlar.

Önce 1981'de Dominik'te toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında; 25 Kasım, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü"  olarak kabul edilir. Daha sonra 1985 yılında, Birleşmiş Milletler tarafından "25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetin Yok Edilmesi İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edilir. 1981’den bu yana dünyanın dört bir köşesinden kadınlar, efsaneleşen bu üç kelebeği anıyorlar.

****

Dünyada bu günün geçmişi böyleyken ülkemizdeki duruma bakalım istedim. Bu yazıyı yazmadan önce internet ortamında yaptığım araştırmada şu bilgilere rastladım.

Ülkemizde son beş yılda 1134 kadın, erkekler tarafından öldürülmüş. Yani her gün en az bir kadın cinayete kurban gidiyor ülkemizde.

Bu cinayetlerin; 217‘sinde kadına yönelik sistematik şiddet, taciz veya tehdit varmış.

Öldürülen kadınlardan 608’inin katili kocası veya eski kocasıymış.

161’inin faili erkek arkadaşı veya eski erkek arkadaşıymış.

213’ünün faili ailedeki erkekler (babası, oğlu, erkek kardeşi, damadı, kayınpederi) veya akrabasıymış.

Erkeklerin kadınları öldürmek için öne sürdüğü bahaneler ise şöyle: Aldatılma şüphesi, barışma isteğinin reddi, kadının ayrılma ya da boşanma isteği ve “namus ya da töre”.

Düşünebiliyor musunuz güzel Türkçemizde “Ya benim olacaksın, ya kara toprağın” diye bir söz bile var. Adam seviyor kadını, güya sevgisini söylüyor ona. Zorla değil ya kadın istemiyor “Ya benim olacaksın, ya kara toprağın” diyor çekiyor bıçağı 21 yerinden bıçaklıyor kadını, adeta parçalıyor. Bu nasıl insanlık anlamak mümkün değil. Madem seviyorsun, insan sevdiğine nasıl böyle davranabilir? Sonra da davası görülüyor, takım elbiseyi giyip kravatını da takıp hakimin karşısına geçip boynunun büküyor “Adaletinize sığınıyorum” diyor. Sonuç “Mahkemedeki iyi hali nedeniyle cezasında şu kadar yıl indirim yapıldı” kararı çıkıyor.

Daha da acı örnekleri var. Duyuyoruz, okuyoruz özellikle kırsal yerlerde, yaşı küçük çelimsiz bir kızcağıza erkek demeye utandığım bir yaratık vahşi bir şekilde saldırıp tecavüz ediyor. Aile meclisi toplanıp “Namusumuz kirlendi” diye kızın ağabeyi tarafından öldürülmesi kararı alıyorlar. Gariban kız öldürülüyor ağabeyi tarafından çünkü karar alınmış. Peki tecavüz eden yaratık ne oluyor? Yukarıda yazdım ya o kravatını takıp boynunu büküyor, iyi hali nedeniyle cezası indirilip birkaç yıl sonra çıkıp serbest kalıyor, belki de yeni kurbanlar peşine düşüyor.

Peki, bu konuda neler yapılmalı?

Yapılacak şey bence belli. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanmalı bu konuda ciddi çalışmalar yapmalı. “Avrupa Birliği Uyum Yasaları” falan değil, “Yerli ve Milli” yasalar çıkarılmalı. Avrupa ülkelerinde böyle töre olayları yok ki. Adamların aklına bile gelmez bu konuda yasa çıkarmak.

Çok uzun seneler önce anlatmışlardı Almanya’daki gurbetçi kardeşlerimizden birinin delikanlı oğlu, bir diğer gurbetçi ailemizin genç kızını kaçırmış. Kızı kaçırılan aile polise başvuruyor, polis kaçırdı sözünü duyunca “Ne kadar fidye istiyor?” diye sormuş. “Fidye değil, evlenmek için kaçırdı” cevabını alan polis hiçbir şey anlamamış. Onlarda evlenmek için kaçırma diye bir kavram yok ki. Ne yapsın Alman polisi?

Kamu İhale Kanunu’na 12 yılda 162 kez değişiklik yapan Meclis ceza yasalarında düzenlemeler yapmalı. Ama öyle “Ben yaptım oldu” mantığıyla, “Benim çoğunluğum var, benim istediğim olur” mantığıyla yapılmamalı. Çeşitli kurum ve kuruluşların, Sivil Toplum Kuruluşlarının, Hukuk Fakültelerinin, Baro’ların, Kadın Derneklerinin görüş ve önerileri alınarak geniş katılımla, mutabakat sağlanarak yeni ceza yasaları çıkartılarak bu sorunlara kesin ve köklü çözümler getirilmeli. “Böyle yapılırsa kadına şiddet önlerin mi?” tabii ki sıfıra indirmek mümkün değil ama yasalarla en ağır cezalar verildiğinde hiç değilse, kadına şiddet en aza indirilir diye düşünüyorum.

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Her soruya cevap vermek zorunda mısınız?10 Aralık 2017 Saat: 07:29
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, "Telefon, mesaj ve internet yoluyla boşanma geçerli midir?" şeklindeki soruyu yanıtladı.
Şeytanın bile aklına gelmez böyle şeytanlık!6 Kasım 2017 Saat: 06:26
Bu ihale şartnamelerini hazırlayan öyle kamu görevlileri bürokratlar var ki, ihaleyi alabilecek firmanın sadece ismini yazmazlar, ama yazdıklarını okuyunca o firmanın kim olduğu anlaşılabilir.
Nasılsınız sevgili okurlarım?30 Ekim 2017 Saat: 12:12
Bugünkü yazıma hatırınızı sorarak başladım. Umarım iyisinizdir inşallah. Allah herkese iyilikler versin.Bu başlıkla başladım, çünkü bugün sizlere siyasi hayatımıza adım atan, yeni kurulan bir parti hakkında yazacağım.
Yok artık, olmaz böyle şey demeyin23 Ekim 2017 Saat: 00:21
Bazı dostlarımdan duyuyordum, son zamanlarda daha sık duymaya başladım, birçok insan “Moralim bozulmasın, canım sıkılmasın diye haber izlemiyorum” diyenleri daha çok duymaya başladım
Yine karşımızda mevzuat hazretleri!16 Ekim 2017 Saat: 01:03
Ampute Milli Takımımız yapılan turnuva sonucunda Avrupa Şampiyonluğunu kazandılar. Hepimizin gözlerini yaşarttılar aldıkları sonuçlarla.
Tüm Yazıları