160x600 ( Sol Reklam 1 ) Ukrayna Üniver
160x600 ( Sol Reklam 2 ) Seyyar Köfteci
160x300 ( Sol Reklam 3 ) SALGAM et tavuk
160x300 ( Sağ Reklam 2 ) AVB Ofis
160x300 ( Sağ Reklam 3 ) ZAFER Emlak
160x300 ( Sağ Reklam 4 ) MON media
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Ne kadar yenilenecek!

31 Mart'ta yapılan Yerel Yönetimler Seçimleri'nden sonra diğer illerin, ilçelerin belediye başkanları ve muhtarlar hemen ertesi günü mazbatalarını alıp görevlerine başladılar.

11 Mayıs 2019 Saat: 01:07

Ne kadar yenilenecek!

Sevgili okurlarım, neredeyse bir buçuk aydan beri tartışılıp duruyordu İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri. Herkes bir şeyler söyleyip durdu. 31 Mart'ta yapılan Yerel Yönetimler Seçimleri'nden sonra diğer illerin, ilçelerin belediye başkanları ve muhtarlar hemen ertesi günü mazbatalarını alıp görevlerine başladılar. İstanbul Belediye Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu'na ise iki hafta kadar beklettikten sonra mazbatası verildi. Mazbatasını alıp görevine başladı İmamoğlu ama tartışmaları bitmedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesini kaybeden iktidar partisi ilk olarak Büyükçekmece ilçesindeki sandıklara itiraz etti. Orada oylar yeniden sayıldı, bir sonuç alınamadı, yetmedi seçmenler evlerine polis memurları gönderilerek kontrol edildi, yine sonuç alınamadı. Daha sonra Maltepe ilçesine geçildi. Seçim gecesi normal olarak birkaç saatte sayılan ilçe oyları günlerce sayıldı Maltepe'de yine istedikleri gibi bir sonuç alınamadı.

Tüm bu işlemler devam ederken daha önce kimsenin tanımadığı ama bu süreçte meşhur olan AKP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz sık sık çıktı ekrana bu konuda veciz ve anlamlı konuşmalar yaptı. Mesela kameraların karşısında "On dokuz bin fark var ama daha düzelteceğimiz oylar var" diyerek gaf yaptı. Sonra "Özür dilerim" deyip çekildi kameraların önünden. Daha başka ne dedi? "Hiçbir şey olmasa bile, kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik" şeklinde derin manalar içeren bir cümle kurdu. Daha sonra "Ben öyle bir söz söylemedim" diyerek itiraz etti ama kendi sesinden ve görüntüsünden videoları dolaşmaya başladı internet ortamında. Daha sonra "İstanbul'da kesinlikle bir şeyler oldu. İstanbul’da bir şey olmadığını hiç kimsenin iddia etmesi mümkün değildir" dedi.

Tüm bu yapılan itirazlardan bir şey çıkmayınca en sonunda AKP,  verdiği  44 sayfalık olağanüstü itiraz dilekçesine ek olarak üç valiz dolusu belgelerle YSK'ya itirazda bulundu. Bu itiraz dilekçesinin çok özet şekli şöyle. "Sandık kurullarının başkanlarının kamu görevlisi olması gerekirken bazı sandık kurulu başkanları kamu görevlisi değil" diye itiraz edilmiş. Çok özet şekli bu itirazın. Bu itirazı değerlendirenYüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine karar verdi. Bu yazıyı hemen iptal kararından sonra yazacaktım ama televizyon kanallarındaki bu konudaki tartışmaları izledim, internet ortamından da uzun süreli araştırmalar yaptıktan sonra önce kendim bilgilendim sonra da sizleri bilgilendirmek istedim sevgili okurlarım.

Konunun daha iyi anlaşılması için, madem sandık başkanları için itiraz ediliyor onu inceledim öncelikle. "Sandık kurulu başkanları atamasını kim yapıyor?" diye baktım. Bay Kemal yapmıyormuş, Bay Ekrem de yapmıyormuş. Peki kim yapıyormuş derseniz işte bu konudaki yasa.

298 sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun”un 22. maddesi aynen şöyle "İlçede görev yapan tüm kamu görevlilerinin listesi, mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilir. İlçe seçim kurulu başkanı, bu kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu kişiler arasından mani hali bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirler". Yani neymiş? İtiraz edilen sandık kurulu başkanları mülki  idare amirleri" tarafından verilen listeden ilçe seçim kurulu başkanları belirliyormuş. Bazı sandık kurulu başkanlarının devlet bankalarında görevli memurlardan oluştuğuna itiraz ediliyor. "Banka memurları kamu görevlisi mi değil mi?" tartışması yapılıyor.

Sandık kurulu başkanlarının tespiti konusunun özeti bu şekilde. Şimdi gelelim tarih sırasına göre yaşanan olayları bir bir incelemeye. Seçimlerin hemen arkasından Sayın Cumhurbaşkanı "Halkımız büyükşehir belediye başkanı olarak vermese dahi ilçeleri yine ne yapmış? AK Parti'ye vermiş" diyerek Büyükşehir Belediyesi'ni kayettiği konusundaki görüşünü belirtmişti. Daha sonra AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım "Ben kaybedilmiş bir seçimi, kazanmak için uğraşacak bir insan değilim” diye konuştu kameraların karşısında hepimiz kendi sesinden dinledik. Yani o zamanlarda Sayın Cumhurbaşkanı da, İstanbul adayı da seçimin kaybedildiğini kabullenmişlerdi. O dönemde seçimin kaybedildiğini bir tek Ali İhsan Yavuz kabul etmiyordu. O da "Hiçbir şey olmasa bile, kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik" diyordu. Sonra ne oldu? Fark edemeseler bile bir şeyler olduğu konusunda çevresini ikna etti demek ki Yavuz sayın Cumhurbaşkanı pazar günü MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu'nda "Ben bugüne kadar hiç konuşmadım, hep sustum" diyerek başladığı konuşmasında "Bir şaibe, yolsuzluk var ve bunun ortadan kaldırılması hem YSK'yi aklayacaktır, hem de milletimizin gönlü ferah hale gelecektir" şeklinde konuştu. Bu konuşmadan sonra evet, sonunda YSK "Ak"landı. Aklanmanın kelime anlamını biliyoruz hepimiz ama sözlükten tekrar kopyaladım aynen şöyle. Aklanmanın birinci anlamı kirden arınıp ak, temiz olmak, ikinci anlamı ise bir yargılama sonunda suçsuz bulunmak, suçsuzluğuna karar verilmek. Şimdi aklımıza gelen deli soruları soralım "YSK kirli miydi de yıkanıp kirden arındı?" yoksa "yargılanıp suçsuz olduğu mu meydana çıktı?". Bu konuşmadan sonra YSK'nın 11 üyesinden 7 kişi AK'landı ve İstanbul seçimlerinin yenilenmesine karar verdi.

Birkaç gecedir TV kanallarında bu konudaki tartışmaları izliyorum. Bir sandık var ortada. Sandık başkanı "kamu görevlisi değil" diye itiraz ediliyor. O sandıkta kullanılan oy zarfları açılıyor, zarftan çıkan dört pusuladan üçü kabul ediliyor, birisi kabul edilmiyor. "Bu nasıl bir iş?" diye sorulunca televizyondaki koca koca insanlar "İlçe seçimlerinin sonucunu değiştirmediği için itiraz edilmedi" diyorlar. İlçe Belediye Başkanı seçinin sonucunu değiştirmediyse, Belediye Meclis üye sayısını değiştirir, muhtar seçimini değiştirir. Eğer o sandıkta kullanılan oylar geçersizse tamamının iptal edilmesi en azından adil olanı değil midir?

Eğer bu mantıkla gidersek geçen yıl haziran ayında yapılan genel seçimlerde de aynı sandık görevlileriyle oy kullanıldı, o seçimin de yenilenmeside gerekiyor mu? Artık karar verildi, sonuç açıklandı. YSK'nın kararları da nihaidir, başka bir itiraz mercii de yoktur. Şimdi İstanbullu seçmenler 23 Haziran'da yeniden sandık başına gidip Büyükşehir Belediye Başkanını seçecek.

Sözün özü: 31 Mart'ta yapılan seçimlerde Binali Yıldırım yüzde 48.55 oy almasına karşılık, Ekrem İmamoğlu yüzde 48.80 ile seçimi kazanmıştı. Ama yapılan itiriz sonucu mazbatası geri alındı. 23 Haziran seçimlerinde göreceksiniz yüzde 60'tan fazla oy alacak. Bu yaşananlar yaşanmasaydı İmamoğlu İstanbul Belediye Başkanı olacaktı ama artık bundan sonra ülkemiz siyasetinin parlayan yıldızı olarak adını çok daha değişik makamlarda duyacağız.

 

 

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
Ramazan Taşkın 11.05.2019 15:44
https://www.facebook.com/677902930/posts/10156920666947931/ YUKARIDAKİ LİNKTEKİ FACE YAZIMDAN BİR KISMI: “...................... NİYE BÖYLE YAPIYORLAR? ÇÜNKÜ OLASI SEÇİMİ KAZANAMAZLARSA-Kİ KAZANAMADILAR-BU KANUNSUZLUĞU BİLEREK ÖNCEDEN “MİNAREYE KILIF HAZIRLAR GİBİ PLANLI HAZIRLAMIŞLAR”; YANİ KANUNUN AÇIK HÜKMÜNE RAĞMEN GÖREVLENDİRİLMEMESİ GEREKENLERİ GÖREVLENDİRMEYİ GÖRMEZDEN GELEREK. BU DURUM KANUNUN AÇIKLARINDAN NASIL FAYDALANILACAĞINI BİLEN ORGANİZE VE TAM BİR HUKUK UZMANI İŞİ. Seçim kanuna göre mühürsüz oylar da geçersizdi, ama geçmiş seçimde geçerli kılınıverdi; AYNI OYUN DEĞİL MİYDİ? Diyelim ki 31 mart seçimini Akp adayı kazansaydı ve bu itirazları muhalefet yapsaydı ne diyeceklerdi; “atı alan Üsküdar’ı geçti”, yapılan itirazları hiç dikkate almayacaktılar. Ama Ekrem İmamoğlu ıslak imzalı tutanaklara sıkıca sahip olunca ABIŞTILAR KALDILAR. İşte devreye kurguladıkları bu planı soktular. Yani işine gelince geçerli, işine gelmeyince geçersiz; seçim kanunu ile çok oynadın
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kaz Dağları!20 Ağustos 2019 Saat: 15:22
Sevgili okurlarım bildiğiniz gibi son günlerde ülkemizde en çok konuşulan konuların başında Kaz Dağları geliyor. Peki, neden en çok konuşuluyor Kaz Dağları?
Boşa bağırma, bedelini öde!26 Temmuz 2019 Saat: 14:02
Sevgili okurlarım, bildiğiniz gibi Türkiye Büyür Millet Meclisi’nin kabul ettiği yasayla Askerlik Kanunu değişti, Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanarak yürürlüğe girdi.
Kimi ilgilendiriyor?23 Temmuz 2019 Saat: 22:10
Büyük gelişmiş devletler olsun, Afrika’daki geri kalmış küçük ülkeler olsun dünyanın her ülkesinin, her milletin kendine göre bir veya birkaç milli bayramları vardır.
Ülkemizde 4 Milyondan Fazla Suriyeli Var19 Temmuz 2019 Saat: 12:36
Bazı arkadaşlarım, dostlarım zaman zaman takılırlar bana “Hep muhalif yazı yazıyorsun, iktidarın beğendiğin hiçbir uygulaması yok mu?” derler.
Adaletin bu mu dünya?14 Temmuz 2019 Saat: 12:29
Sevgili okurlarım, başlığa bakıp bir arabesk şarkı sözleri yazacağımı sanmayın. Bu şarkının sözleri bugün yazacağım konuya amiyane tabiri ile “cuk” oturdu da o nedenle başlık yaptım.
Tüm Yazıları
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklık
Yukarı ↑