çelebi_blş
MONmedia
KOFTECI-Dikey
SALGAMettavuk
RENO
AKparti
Altinoluk
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Sinirler ve sınırlar

Eskiden siyasi liderler basın toplantısı düzenler orada söyleyeceklerini söylerdi. O basın toplantılarına katılan gazeteciler de gerçekten gazeteciydi sormak istedikleri soruları liderlere sorarlar, liderler de cevaplandırırdı.

10 Ekim 2018 Saat: 13:18

Sinirler ve sınırlar

Sevgili okurlarım hepinizin bildiği gibi son günlerde ülkemizde konuşulan konulardan birisi de bir siyasi çekişme. Daha doğrusu iki siyasi parti liderinin birbiriyle çekişmesi. Televizyon haberlerinde izledik hepimiz biliyoruz ama kısaca özetleyeyim Devlet Bahçeli ile Meral Akşener arasında geçen olayları. Eskiden siyasi liderler basın toplantısı düzenler orada söyleyeceklerini söylerdi. O basın toplantılarına katılan gazeteciler de gerçekten gazeteciydi sormak istedikleri soruları liderlere sorarlar, liderler de cevaplandırırdı. Ama şimdi öyle mi? Köroğlu’nun “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” dediği gibi şimdi internet icat olduktan sonra bir de sosyal medya olayı çıktı siyasi liderler birbirleriyle oradan da atışmaya başladılar.

İşte bu sosyal medya üzerindeki tartışmaların başlangıcında İYİ Parti Genel Başkanı Akşener McKinsey anlaşmasını öven Bahçeli'yi “Sarayın küçük ortağı” gibi sözlerle eleştiriyor. Buna Bahçeli "Buhanımefendiye son ihtarım, bölmek ve yok etmek istediği MHP'ye karşı sinir ve sınırları ihlal eden vandal tutumuna devam edersen sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın. Demedi deme, büyük lafı dinle” sözleriyle karşılık veriyor. Devlet Bahçeli’nin bu tehdit dolu mesajına Meral Akşener "Demirden korksak trene binmezdik" dedi. Sosyal medyadaki bu atışmanın ardından tehlikeli gerginlik yaşandı. Akşener'in evinin önüne gelen bir grup MHP'li, aleyhine sloganlar attı. Kapıya çıkan Meral Akşener “Erkekseniz gelin ulan. Yüreği yetiyorsa sizi gönderen gelsin” şeklinde seslendiği videolar haberlerde gösterildi.

Daha sonra MHP’den açıklama yapılarak “Üsküdar ilçe başkanımızı ve yönetimini, il teşkilatımıza ve Genel Merkezimize haber vermeden bu eylemi yaptığından dolayı bekletmeden görevden aldık. Ankara'dan adres verip Üsküdar'da olması, 2 kişiyiz deyip 3'üncü kişinin de videoya alması dikkatten kaçmamıştır. Evde kimler konuşlanmıştır? Ulan demek bir kadına yakışmaz” dediğini ben haberlerde duyunca inanın şaşkınlıktan ekrana bakakaldım. “Evde kimler konuşlanmıştır?” demek ne anlama geliyor ki? Bir kişinin evinde kimlerin olduğu başka hiç kimseyi ilgilendirmez. İki kişi olur, üçüncü olur, beşinci ya da sekizinci olur. Kimseyi ama hiç kimseyi ilgilendirmez. Bir kadına ulan demek yakışmaz diyen Bahçeli, bir erkeğe kadını tehdit etmek yakışır mı? Daha sonra her ne kadar öyle bir açıklama yapmasına gerek yoksa bile Meral Akşener daha sonra üçüncü kişinin yeğeni olduğunu açıklıyor.

MHP Üsküdar ilçe yönetimi tümüyle görevden alındıktan sonra evin önüne toplananlardan 12 kişi gözaltına alınıyor. Meral Akşener "Ben buraya gelenlerden şikayetçi olmadım. Çünkü onlar gariban çocuklar. Talimat verildi, geldiler" diye konuşuyor.

Sevgili okurlarım yaşım gereği tam kırk senedir ülke gündemini ve siyaseti takip ederim. Son yirmi yıldan beri de gazetecilik dolayısıyla daha da dikkatli ve derinden izliyorum. Senelerden siyasi çekişmeler olur. Birbirleriyle atışmalar yaparlardı siyasi liderler. Şimdi hepsi rahmetli olan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş, Necmettin Erbakan ve en son Turgut Özal birbirleriyle kıyasıya mücadele ederlerdi. Bu siyasi mücadele esnasında tatlı atışmalar da yapılırdı. Ama hep bir düzey muhafaza edilirdi. Mücadele seviye düşürülmeden yapılırdı. Birbirlerine şimdiki gibi şerefsiz, zürriyetsiz, terbiyesiz, alçak diye seslendiklerini hiç duymadık görmedik. Birbirlerinin adını anmadan hitap ederlerdi bazen. Mesela Süleyman Demirel’in Turgut Özal’a seslenirken “Çankaya’nın şişmanı” dediği aklımda kalanlardan birisi.

Her ne kadar Meral Akşener “Gelenler gariban çocuklar, talimat verildi geldiler” deyip şikayetçi olmadı ama yasalarımızda “Azmettirici” diye bir deyim var. Hukukçular daha iyi bilir ama o gariban çocuklara talimat verilmediyse de azmettirdi birileri. Tetiği çekenden çok azmettiren suçludur bence.

Birkaç sene önce zamanın Trabzonspor başkanı bir maç öncesinde “Fenerbahçe’ye yenilmek bizim için dünyanın sonu gibi olur” şeklinde demeç vermişti. O hafta stattan havaalanına giden Fenerbahçe’nin otobüsüne tabancayla ateş açılmıştı. Otobüsün camı kırılmıştı ama çok şükür ölen veya yaralanan olmamıştı. Kimin ya da kimlerin ateş ettiği bulunamadı olay kapatılıp gitmişti o zaman. Trabzonspor’un anlı şanlı, kelli felli başkanı dünyanın sonu derse, delikanlılık çağındaki taraftar neler yapmaz neler?

Şimdi “Siyasetten spora geçiverdin. Ne alakası var Bahçeli-Akşener çekişmesiyle Fenerbahçe Trabzonspor maçının?” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız birbirleriyle alakalı olaylar değil tabii ki ama şu açıdan baktığınızda ilgi kurabilirsiniz.

Demem o ki, siyasi parti liderleri gibi, spor kulüpleri başkanları gibi kitleleri hareketlendirme, geniş gruplara seslenerek onları yönlendirme yetkisini elinde bulunduranları daha dikkatli konuşmaları, ağızlarından çıkan her söze özen göstermeleri gerekir. Ya da eğer eleştirilince sinirleri yıpranıyorsa siyaseti bırakıp bir köşeye çekilmeleri gerekir.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Enflasyonla topyekun mücadele4 Aralık 2018 Saat: 01:28
Sevgili okurlarım, hepimizin malumu olduğu gibi bitirmekte olduğumuz bu yılın içinde ağır bir ekonomik kriz geçirdik.
Öğretmenler Günü23 Kasım 2018 Saat: 15:37
24 Kasım 1928 tarihinde Bakanlar Kurulu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk’e Millet Mekteplerinin Başöğretmenliği unvanını vermiş.
Müstehzi mi, ipe un sermek mi?22 Kasım 2018 Saat: 00:36
Sevgili okurlarım başlıktaki cümleyi lütfen elinizi vicdanınıza koyarak okuyun ve kararınızı ondan sonra verin. Yazımın tamamını okuduktan sonra vicdan sahibi okurlarım mutlaka bana hak verecektir diye düşünüyorum.
Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?18 Kasım 2018 Saat: 23:57
Sevgili okurlarım uzunca bir süreden beri ülkemizde bir “Andımız” konusu tartışılıp duruyor. Bir kesim “Andımızı okumak istiyoruz!” diyor, diğer kesim “İstemezük!” diyor.
Neden “Ezanla” uğraşıyorsunuz?13 Kasım 2018 Saat: 08:53
Hepinizin izlediğiniz, haberlerde duyup gördüğünüz gibi konuşulan konulardan birisi “Andımız” konusu diğeri de “Ezanın Türkçe okunması” konusu.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑