160x600 ( Sol Reklam 1 ) Ukrayna Üniver
160x600 ( Sol Reklam 2 ) Seyyar Köfteci
160x300 ( Sol Reklam 3 ) SALGAM et tavuk
160x300 ( Sağ Reklam 2 ) AVB Ofis
160x300 ( Sağ Reklam 3 ) ZAFER Emlak
160x300 ( Sağ Reklam 4 ) MON media
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Siyasete ara, biraz futbol ve büyük sevinç

Sevgili okurlarım günlerden beri, hatta aylardan beri siyasetle yatıp siyasetle kalkıyoruz. Altı ayı geçti bu senenin başından itibaren yerel yönetimler seçimlerine odaklandı tüm millet.

10 Haziran 2019 Saat: 12:26

Siyasete ara, biraz futbol ve büyük sevinç

Sevgili okurlarım günlerden beri, hatta aylardan beri siyasetle yatıp siyasetle kalkıyoruz. Altı ayı geçti bu senenin başından itibaren yerel yönetimler seçimlerine odaklandı tüm millet. Her gün seçimler konuşuldu üç ay. Daha sonra seçim günü olan 31 Mart geldi, halk sandığa gitti illeri ve ilçeleri yönetecek belediye başkanlarını seçti tüm yurtta. O tarihten sonra bu seçim kargaşasının biteceğini ve herkesin işine gücüne bakacağını sanmıştık ama ne yazık ki öyle olmadı. Seçimi kazanan belediye başkanları mazbatalarını alıp görevlerine başladılar ama İstanbul’un seçilen belediye başkanının elinden mazbatası sandık başkanlarının usulüne uygun olarak görevlendirilmediği gerekçesiyle elinden alındı. Bu görevlendirmede hiçbir etkileri olmamasına rağmen hem seçilen başkan, hem de İstanbullu seçmenler adeta cezalandırıldı. Şimdi 23 Haziran tarihinde yeniden sandık başına gidecek İstanbullu seçmenler. Ama sanki tüm yurtta seçim olacakmış gibi Karadeniz’den tutun da Güneydoğu’ya tüm hızıyla sürüyor seçim çalışmaları.

Bugünkü yazımda sizleri siyasetten biraz uzaklaştırıp bir sevinci, bir gururu paylaşmak istiyorum. Tüm bu kargaşa anında bir milli maç oynandı bayram tatilinde.Türkiye EURO 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri üçüncü maçında Fransa'yı 2-0 yendi. Grupta çıktığı üç maçını da kazanmayı başaran Türkiye liderlik koltuğuna oturarak hepimize bayram sevinci yaşattı. Bizlere bu sevinci yaşatan başta milli takımımızın hocası Şenol Güneş olmak üzere tüm futbolcularımızı kutluyor, gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Futbolu takip etmeyen okurlarım için bu maçın önemini örneklendireyim. Maçın oynanacağı gün ailece yemek yiyerek sohbet ederken konu maçın hangi kanaldan yayınlanacağına geldi. Futbolu takip eden bacanağım “Ağabey, Fransa Dünya Şampiyonu, gelip bizi yenip gidecekler, hangi kanalın vereceği önemli mi?” dedi. Evet rakip şampiyon takım ama bizim çocuklar maça çıktılar, takır takır futbol oynadılar. Adeta “Rakip kim olursa olsun, yenilmeyecek takım yoktur” diye haykırıyorlardı genç futbolcularımız. Şampiyon Fransa futbol oynamaya fırsat bulamadı. Biz oynadık onlar seyretti. Fransa’yı 2-0 yendik. 4-1 ya da 5-1 olsaydı sonuç kimse şaşırmazdı çünkü kaçırdığımız goller de vardı. Ben bir futbol otoritesi değilim, ancak bir sporsever olarak izledim maçı ve gurur duydum milli takımımızla.

Evet, çıktığımız üçüncü maçımızı da kazandık ve grup lideri şu anda milli takımımız. Sizler bu yazıyı okurken belki de dördüncü maç için İzlanda ile oynuyor olacağız. İzlanda maçında da milli takımıza başarılar diliyorum. Diğer sporlarda olduğu gibi futbolda da kazanmak olduğu gibi kaybetmek de var. Maç kaybedilebilir, bunlar sporun içinde olan sonuçlar. Bu milli takım bundan sonraki maçlarında kaybettiği de olacaktır ama bu şekilde kaybedilince inanın ben üzülmem. Çıkarsın, oynarsın, sporun gereğini yaparsın, kazanırsın veya kaybedersin, buna kimse bir şey diyemez. Ama bazen öylesine maçlar kaybediyorduk ki, hiçbir sporcumuzun gayret sarf etmediğini görüyorduk ve kahroluyorduk. Ama Fransa maçındaki milli takımımız karşısında şampiyon bir takım olmasına hiç aldırmadı, çıktı futbolunu oynadı ve kazandı. Golleri erken bulunca ben endişelenmeye başlamıştım.  Çünkü “Bu skoru koruyalım” düşüncesiyle savunmaya çekilirsek hüsrana uğrarız diye bir endişe duydum. Ama hiç öyle olmadı, milli takım skoru daha da artırmak gayreti içinde normal futbolunu oynadı ve kazandı. Saate gözüm ilişmişti, maçın son on dakikasında bizim çocuklar halen ataklarını sürdürüyorlardı ama rakip sanki maçın bir an önce bitmesini ister gibiydi.

Milli maçımız benim de doğduğum şehir olan Konya’da oynandı. Çok güzel bir stat yapılmış Konya’ya iki kere maç izledim. Her yönüyle çağımıza uygun bir stadyum olmuş. Ya her koltuğa konmuş ya da kapıdan girerken herkese verilmiş, ellerinde al bayraklarımızla hemşehrilerim milli maçı izlediler. Milli takımımızı da tezahüratlarıyla desteklediler. Yani ambiyans çok güzeldi, sonuç da çok güzel oldu. Bu kadar güzelliklerin yanında yakışmayan bir olay oldu, onu da belirtmeden geçemeyeceğim. Maç başlamadan önce milli marşların çalınması esnasında Fransa milli marşının yuhalanmasını ve ıslıklanmasını hemşehrilerime yakıştıramadım. Milli marşlar milletlerin kutsallarıdır. Herkes milli marşına saygı duyulmasını ister. Ekim ayında biz gittiğimizde Fransızlar’ın bizim marşımızı ıslıklamasını istemeyiz tabii ki. O zaman biz de onların milli marşlarını ıslıklamamalıydık. Bu konuda milletimizin kurtarıcısı aziz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anısını paylaşmak istiyorum. İzmir tüşman işgalinden kurtarıldıktan sonra Atatürk Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’nde konaklayacaktı. Girişte kadınlı, erkekli muazzam bir topluluk birikmişti. Atatürk onları selamlayarak köşke yöneldiğinde yüzü asıldı, kaşları çatıldı. Çünkü, geçeceği yerde bir Yunan Bayrağı seriliydi. Nedenini sorduğunda “Yunan Kralı Konstantin’in 1921 yılında İzmir’e geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini” anlattılar. Atatürk’ün yanıtı kısa ve kesindi: “Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü, bayrak bir milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam” diyerek, yerdeki bayrağı kaldırttı. Özetle yurttan kovduğu düşmanın bayrağına basmayan bir atanın evlatları olarak rakip takımın milli marşını bir daha asla yuhalamayalım, ıslıklamayalım. Böylesi küçük olaylarla milli sevincimize gölge düşürmeyelim. Son söz: Milli takımımız başına getirilen Şenol hoca ile adeta bir Güneş gibi içimizi ısıttı, bizleri sevince boğdu. Şenol hoca kısa zamanda iyi bir ekip meydana getirmiş, bundan sonra da başarılı olacağına inanıyorum. Yolunuz açık olsun, bizleri sevindirmeye devam edin.

Futbolda da “Her şey çok güzel olacak”…

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Vakıflar ve kültürümüz17 Eylül 2019 Saat: 14:47
İstanbul Büyükşehir Belediye meclis toplantıları 23 Haziran seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye “İBB” meclis toplantıları canlı olarak yayınlanıyor.
Sivas Ellerinde11 Eylül 2019 Saat: 12:17
Evet, geçen hafta kısacık bir Sivas seyahati yaptık. Çünkü geçen hafta Sivas Kongresinin 100. Yıl dönümüydü. Sivas Kongresinin tarihimizde önemi çok büyüktü, çünkü cumhuriyetin temelleri orada atılmıştı.
Zafer Bayramı6 Eylül 2019 Saat: 00:55
Milli bayramlarda resmi programa göre önce meydandaki Atatürk anıtına çelenkler konuluyor, oradan ilçe protokolü kaymakamlıkta bayramlaşıyor, çelenklerin konulmasından bir saat sonra da resmi geçit yapılıyor.
Bakmak ve görmek31 Ağustos 2019 Saat: 12:22
Bu sabah üşenmedim, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde bu iki kelimenin anlamlarını araştırdım. Her iki kelimenin de birçok anlamları var sözlükte.
Devletin malı deniz mi?26 Ağustos 2019 Saat: 16:49
Sevgili okurlarım ne güzel atasözlerimiz vardır. Atalarımız geçmişte yaşanan olaylardan dersler çıkararak, çeşitli deneyimlerden sonra dilimize yerleşmiş atasözlerimiz.
Tüm Yazıları
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklık
Yukarı ↑