Seyyar Köfteci yeni
asya enerji
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Kudret Turizm
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
KAZIM KOCAMAN
BNB BİSİKLET 300 X 160
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
İhbar hattı whatsapp
Prof.Dr.Ata Atun
Prof.Dr.Ata Atun

ABD’deki tiyatro

ABD'de yaşanan mahkeme tiyatrosunun ne denli saçma ve uluslararası hukuka aykırı olduğu gözler önünde veTürkiye'de işlendiği iddia edilen bir suçun ABD'de görülmesinin Uluslararası Hukukta yeri yok.

4 Aralık 2017 Saat: 06:39

ABD’deki tiyatro

 

ABD’de gerçekte Türkiye’yi yıpratma yönünde bir oyun oynanıyor. ABD'de yaşanan mahkeme tiyatrosunun ne denli saçma ve uluslararası hukuka aykırı olduğu gözler önünde veTürkiye'de işlendiği iddia edilen bir suçun ABD'de görülmesinin Uluslararası Hukukta yeri yok. Başkan Trump'ı cinsel tacizle suçlayan kadının davasısının Türkiye'de görülerek Başkan Trump’un cezalandırılması, Arakan'daki Müslümanları katleden Myanmar yetkilileri n Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması kadar abes bir durumla karşı karşıyayız.

 

Burada hedef belli. Büyük Ortadoğu Projesinin gerçekleşmesine mani olan, Suriye ve Irak'ın bölünerek güç kaybına uğrayıp, İsrail için tehdit olmaktan çıkmasına yol açan, İsrail ve ABD'nin mandası olarak düşünülen Kürt devletinin oluşumuna takoz koyan, bölgede Rusya-İran-Türkiye ittifakını kurarak ABD'nin son 72 yıllık vesayetinden çıkan Türkiye Cumhuriyetini cezalandırmak ve mevcut yöneticileri de itibarsızlaştırmak oyunu oynanmakta.

 

Bu oyunu anlamak için geçmişe biraz uzanmak yeterli. Baktığımızda, ABD’nin güdümünden çıktı, ABD’ye başkaldırdı diye Türkiye’nin başına gelmedik, örülmedik çorap kalmamış.

Muavenet fırkateyninin vurulması (1992), Uğur Mumcu (1993) ve Hablemitoğlu (2002) cinayetleri, HAARP deprem saldırısı ve Gölcük depremi (1999), Irak’ta Çuval operasyonu (2003), HSBC patlaması (2003), Sinegog patlaması (2003), ASELSAN cinayetleri (2006-2014), KCK sözleşmesi (2005), Isparta uçağının düşmesi (2007), Suriye tuzağı (2011), DAEŞ yapılanması (2011), 17/25 Aralık Provokasyonu, Gezi Parkı kalkışması (2013), Ankara’da Gar saldırısı (2015), Güney Doğu Anadolu’da şehir işgalleri (2015), Rus savaş uçağının FETÖ’ciler tarafından kasten düşürülmesi (2015), Güven Park patlaması (2016), Reina katliamı (2016), Rus Büyükelçisine suikast (2016), Türkiye’ye ekonomik olarak itibarsızlaştırmak ve yatırımları önlemek için Uluslararası Finans kurumlarının derecelendirme oyunları, döviz kurları ile oynama, faiz yükseltme saldırıları ve Türkiye’yi bölme uğraşıları, 15 Temmuz darbe girişimi (2016), ABD’nin Türkiye’yi vize kara listesine alması (2017), Kürt referandumu (2017) ve Zarrab Mahkemesi (2017).

 

Türkiye'nin iç borcunu denetim altına alması, dış borçları ile IMF’ye olan borcunu kapatması, silah sanayi, gemi yapımı, uçak yapımı ve motor üretimine kadar batıya ve ABD'ye bağımlılığınıbitirme noktasına gelmesi, mevcutlara ilaveten Ortadoğu, Arap ülkeleri, Afrika ülkeleri, Rusya ve Orta Asya ülkelerini ihracat pazarına ilave etmesi ve ekonomisini dünya üzerindeki ilk 20 içine sokması ve de özellikle Batı’ya olan bağımlılığını azaltıp, 1945’den beri sürmekte olan ABD vesayetinden kurtulmaya başlaması, belli ki başta ABD olmak üzere AB üyesi ülkeleri çok huzursuz etmiş.

 

ABD’de oynanan Zarrab tiyatrosuna bir başka açıdan bakıldığında söylenmesi gereken söz, “ABD hukukuna ne, Türkiye'de birileri rüşvet verip, diğeri de almışsa veya da suç işlemişse.” Zaten bu tiyatroda amaç Türkiye’yi ve Türkiye’nin yöneticilerini itibarsızlaştırmak. Zarrab’ı boşuna çağırmadılar ABD’ye. İtibarsızlaştırma Senaryosunun ilk perdesiydi bu.

 

Hepsi bir yana, ABD'de Rüşvet yok zannediliyorsa çok aldanılıyor. ABD de bunun adı “Rüşvet” değil “Komisyon.” Gerek Mc Donnel Douglas,  gerekse de Boeing, Raytheon ve benzeri uçak, teknoloji ve silah şirketleri ürettiklerini yabancı devletlere satabilmek için milyarlarca Dolar rüşveti, komisyon adı altında dağıtmakta. Buna ses çıkarmayan ABD yargısı, ABD hükümetinin çıkarlarına hizmet etmek için Türkiye'deki bir olayı utanmadan, sıkılmadan yargılıyor ve medya kanalı ile bütün dünyaya yayıyor...

ABD’nin bütün çırpınışı Ortadoğu’da etkinliğini kaybetmiş olması. ABD etkinliğini kaybedince işin ucu İsrail’e kadar uzanacak. Sorun işte tam da burada…

 

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

 

 

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

ABD ve Türkiye11 Aralık 2017 Saat: 08:13
SSCB’nin yayılma politikalarından büyük endişe duyan ABD, İkinci Dünya savaşından sonra Doğu Avrupa’yı Sovyetlere kaptırınca, Akdeniz’i Sovyetlerden uzak tutmak için Yunanistan’a ve Türkiye’ye özel bir ilgi gösterir.
Rumların Enerji İttifakı8 Aralık 2017 Saat: 07:34
1992 yılında dönemin Rum Yönetimi başkanı Klerides Avrupa Birliğine başvururken yaptığı açıklamada, “Kıbrıs’ta kaybettiğimiz toprakları Avrupa Birliğini arkamıza alarak tekrardan kazanacağız” demişti.
Rumlardan yeni bir oyun daha1 Aralık 2017 Saat: 00:17
Rumlar bilinçli olarak ucu bize dokunmak üzere, daha doğrusu bizi sırtımızdan hançerlemek amaçlı yeni bir tezgah daha kurmaya başladılar.
Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?27 Kasım 2017 Saat: 13:50
Sevdiğiniz bir konu ile ilgili araştırma yapmak, kitap okumak ve arşiv karıştırmak gerçekten hem çok faydalı hem de çok haz verici.
Görevim takiyye yapmaktadır25 Kasım 2017 Saat: 15:34
Bu sözler Rum lider Anastasiadis’e ait. Ağzından çıkanların basına yansımayacağını düşündüğü yerlerde yaptığı konuşmalarda, bu ilkesini her zaman ortaya koyuyor Anastasiadis.
Tüm Yazıları