Seyyar Köfteci yeni
ŞALGAM ET TAVUKÇULUK 300 X 160
AVB OFİS
MON MEDYA 300 X 160
Pekin Emlak
Zafer Emlak Yeni
FOTOĞRAFMAKİNALARI 300 X 160
ÇELEBİ BİLİŞİM 300 X 160
Prof.Dr.Ata Atun
Prof.Dr.Ata Atun

Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı

BM Genel Kurulu'nda ABD’nin tüm tehditlerine rağmen 128 oyla kabul edilmesi,Bu olay bana 1963 Kasımında suikaste kurban giden ABD Başkanı John. F. Kennedy’yi hatırlattı.

25 Aralık 2017 Saat: 08:51

Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı

 

Kudüs’ün ABD tarafından İsrail’in başkenti olarak tanınması ve Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararınınardından Türkiye ile Yemen tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletlere üye tüm devletlere "Kudüs'te diplomatik misyon kurmaktan kaçınma" çağrısı yapan karar tasarısının, BM Genel Kurulu'nda ABD’nin tüm tehditlerine rağmen 128 oyla kabul edilmesi,dünya üzerinde 1945 yılından beri süregelmekte olan küresel politik dengeleri bozulduğunun çok açık bir göstergesi.Aynı zamanda ABD’nin patronluğunun da son bulduğuna işaret ediyor bu oylama.

 

BM tarihi bir süreçten geçiyor. Bunun arkasından bir değişimin geleceği de kesin.BM Genel Kurulunda, ABD’nin Güvenlik Konseyindeki vetosuna rağmen "Kudüs'te diplomatik misyon kurmaktan kaçınma" çağrısının onaylanması ve ABD’nin bu konuda yalnız kalmasının yaratacağı artçı dalgalar, özellikle oylamada “Evet” oyu kullanan ülkelerin canını belki biraz yakacak ama asıl zarar gören ABD Başkanı Trump olacak.

 

Bu olay bana 1963 Kasımında suikaste kurban giden ABD Başkanı John. F. Kennedy’yi hatırlattı. FED’i kapatması Kennedy’nin sonunu getirmişti. Aynı şekilde FED’in Yönetim Kuruluna ABD Devletinin bürokratlarını sokmak istemesi Trump’ın da, -Kennedy gibi hazin olmasa da- sonunu hazırlıyor. Kendisine suikast yapılmadı ama “Biz senden daha güçlüyüz. Bizi dinlemezsen böyle dünyaya rezil olursun” mesajı verildi kendisine. Bu saatten sonra Başkan Trump’ın işi zor. Zira BM’deki bu oylamadan sonra ABD ile birlikte Başkan Trump’ınkarizmasının çizildiği ve “Dünya’nın Başkanı” sıfatının yara aldığı çok açık.

Elbette bunun arkasından ABD’nin karşı durması nedeni ile mazlum olan milletlerin mağduriyet yaşadığı birçok konu yavaş yavaş önce dünya gündemine düşecek, sonra da BM Genel Kuruluna gelecek.

 

Kıbrıs konusu da bunlardan bir tanesi. ABD’nin Gizli Devleti’nin, Pentagon’unve CIA’nın bölgesel çıkarları, Akrotiri ve Dikelya askeri üsleri ile Trodos’lardakiApollo tepesinde yer alan (Echelon) dinleme üssünün dünyanın diğer yerlerindeki ABD üslerinden çok daha önemli olması nedeni ile 1950 yılının Ocak ayında ABD eli ile Kıbrıs’ta tohumları ekilen Kıbrıs halen daha sürdürülebilir bir çözüme ulaşmış değil. Ulaşacağı da yok. Adadaki huzursuzluğun bittiği ve ada üzerinde yaşayan iki etnik toplumun barış içinde yaşamaya karar verdiği gün, her iki toplumun gözlerinin bu üslere çevrileceği ve boşaltılmaları isteneceği için, adaya çözümün gelmesi ABD’nin ve İngiltere’nin işine hiç gelmiyor.

 

Buna ilaveten Rum tarafının çözüm isteksizliği, Türk tarafını azınlık olarak görmesi/ lanse etmeye çalışması ve Rum Üniter Devleti’nin kurulması için çaba harcaması, Federasyon tipi bir çözümün olamayacağını yıllar önce ortaya koymuştu. CransMontana’damüzakelerin, Rumların açgözlülüğü ve Bizans oyunları nedeni ile çökmesinden sonra taraflar, sürdürülebilir bir çözümün son 49 yıldır görüşülmekte olan “Eşit statüde iki devletten oluşacak Federasyon” olamayacağı gerçeğini artık kavramış durumda.

 

Tüm bu gelişmeler, Türk tarafının kendisine yeni bir strateji çizmesinin ve yeni bir yol seçmesinin zamanının geldiğine işaret ediyor. Özellikle de BM Genel Kurulunda yapılan son Kudüs oylamasından sonra değişen dünyanın yeni politik dengesi içinde, mazlum ülkelerin benzeri konuları ile birlikte KKTC’nin son 34 senedir altında ezildiği insanlık dışı ambargoların kaldırılması konusu BM genel Kuruluna getirilebilir. Daha doğrusu getirilmelidir.

 

Türkiye bunun üstesinden gelebilecek kadar güçlü ve liderlik vasıflarına sahip bir ülke. Arap ülkelerini ve dost ülkeleri Kudüs konusunda bir araya getirme başarısını gösterdikten sonra aynı tarzda bir arka çıkma girişimi, KKTC üzerindeki ambargoların kaldırılması içinde yapılabilir. Bunun için hem Türkiye hem de KKTC, Azerbaycan ile birlikte, el ele yoğun bir siyasi çalışma başlatmalı, bu yolda her tür gayret gösterilmelidir.

 

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

e-mail: ata.atun@atun.comveya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

 

 

 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Avrupa’nın medeniyeti nereye kadar20 Nisan 2018 Saat: 08:14
Mart 2016'da, Ankara ve Brüksel arasında imzalanan ve Ege'deki insan kaçakçılığına son vermek için imzalanan anlaşma, birçok AB üyesi ülkenin kendi paylarına düşen miktarı ödemeyi reddetmesi nedeni ile sıkıntıya girdi.
ABD’nin karizması çiziliyor13 Nisan 2018 Saat: 13:19
Rusya’nın ABD’ye kıyasla teknolojik üstünlüğü, Türk Ordusunun inanılmaz başarısı, İran’ın kararlılığı kara kara düşündürtüyor ABD ve AB’li yöneticileri.
Kıbrıslı Türkler Rum mu olmuş?6 Nisan 2018 Saat: 11:02
2 Nisan Pazartesi günü Türkiye’nin amiral gemisi olarak tanımlanan bir gazetesinde yer alan “Kıbrıs’ta 110 bin Türk Rum vatandaşı oldu” başlıklı haber gerçekten de hem yanıltıcı hem de üzücü.
Afrin’den Mesaj var30 Mart 2018 Saat: 10:38
Türkiye, Afrin kanalı ile AB ve ABD’ye son mesajını verdi.
Rum liderin timsah gözyaşları26 Mart 2018 Saat: 11:13
Rum Yönetimi eski başkanlarından Yorgos Vasiliu’nun otobiyografisinin ikinci cildini yayınlaması nedeniyle Politis gazetesinde yayınlanan özel söyleşisi tam bir aldatmaca.
Tüm Yazıları