ÇLBbilişim_SOL
SalgamEt_SOL
SeyyarKöfteci_SOL
Badana_KENAN_SOL
FOTOGRAFMAKINA_REKLAM_SAĞ
Zafer_emlak_SAĞ
AVBofis_SAĞ
MONmedia_reklamı
Prof.Dr.Ata Atun
Prof.Dr.Ata Atun

Vize krizi niye çıktı?

ABD Devlet Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Rex Tillerson’un veya Bakan Yardımcılarından Tony Blinken’in ya da Heather Higginbottom’un başını yiyecek ve kısa bir zaman sonra da eskisinden daha iyi koşullarla yürürlüğe girecek.

13 Ekim 2017 Saat: 00:24

Vize krizi niye çıktı?

 

Gerçekte Türk halkının ilgisini vize krizine yoğunlaştırıp, arada fark ettirilmeden yapılmak istenen bir iş var. Ona geçmeden önce bir hatırlatma yapalım; 1970’lerin ve 1980’lerin Türkiye’si ve Milli İstihbarat Teşkilatı yok artık Türkiye’de. Çok daha gelişmiş, göbeğinden bağlı olmayan, teknolojiyi yakalamış ve gerek kendi içinde, gerekse de komşu ülkelerde nelerin döndüğünü bilen bir Türkiye ve MİT var artık. Üstelik artık ABD, AB gibi yabancı ülke ve istihbarat kuruluşlarının etkisi ve baskısı altında değil.

 

Şimdi gelelim esas konumuza; Yunanistan, Kıbrıs krizi nedeni ile Rusya’ya sipariş edilen S300 füzelerini alıp, Girit’e konuşlandırınca ABD, NATO ve üyesi olduğu Avrupa Birliği ağzını açıp bir tek kelime bile etmedi. NATO’dan tıs bile çıkmadı, hiç kimse “Ne yapıyorsunuz siz Yunanlılar ve Rumlar” bile demedi.

 

Türkiye, Suriye’den iş kızıştırmak için Türkiye’ye atılması olası füzeleri havada imha etmesi için Suriye sınırına Patriot füze savarları yerleştirmek isteyince, NATO lütfen Hollanda’dan Patriot füzelerini ve ekibini göndermiş ama havalarından, tafralarından ve tehditlerinden geçilmemişti. “AB’nin dediklerini, ABD’nin istediklerini yapmazsan geri çekeriz ha” gibi yakışık almayan ifadeler kullanmışlardı. Bırakın politik dili, kahvehane ağzı ile kabadayı formatındaydı konuşmaları.

 

15 Temmuz kalkışması ile ilgili ABD ve AB vatandaşları ile birlikte Türkiye’deki eğitilmiş ajanları da MİT tarafından şüphe kaldırmaz cetvel gibi doğru gerekçelerle yakalanınca neye uğradıklarını şaşırdı ABD Yönetimi. Gerçekte, Avrupalı, Ortadoğulu, Afrikalı ve Asyalı devletçiklerin kendilerine biat etmelerine öyle alışmışlar ki, böyle bir cesurca uygulama ile karşılaşmayı hiç beklemediklerinden, açıkçası şok oldular. Şokun yanında korkuya da kapıldılar. Gizli kapıların ardında yıllardır yaptıklarının ortaya çıkacağı, uzun yıllar içinde kurmayı başardıkları gizli ve uyuyan hücrelere zincirleme olarak ulaşılacağı ve yıllardır kurdukları casusluk, provokasyon, kaos yaratma ve terör alt yapısınındağılacağı endişesi belli ki tavan yapmış. Zaten kayıtlara bakıldığında, özellikle de ABD Kongre Binasındaki kütüphanedeki kayıtlar incelendiğinde, ABD’li istihbarat mensuplarının 1913 yılından beridir Anadolu’da cirit attıkları görülmekte. Türkiye’yi suçlamak ve zan altında bırakmak için 1913-1916 yılları arasında ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da görev yapmış Henry Morgenthau’nun dönüşünde ünlü bir gazeteciye bugünün parası ile 1.5 Milyon Dolar verip yazdırdığı “Büyükelçi’nin Hikayesi” adlı yalan dolanla dolu kitap, günümüzün Ermeni iddialarının temelini oluşturmakta. Görevi boyunca Pendik’ten öteye Anadolu’ya gitmemiş olan Morgenthau, Ermeni Tehciri konusunda açıkçası duyuma dayalı ahkamlar kesmiş. Kitabın içinde birtane olsun resmi belge bile yok ama gelin görün ki Ermeniler tüm iddialarını bu kitaba ve yıllar sonra “İngiliz İstihbaratı’nın verdiği para ve baskısı ile yazdım” diye günah çıkaran ve itirafta bulunan İngiliz tarihçi Arnold Toynbee’nin “Mavi Kitap”ına dayandırmakta. İşte istihbarat ve casusluk, yanıltmak ve yalana dayalı gündem oluşturmak böyle bir şey, aynen 17-25 Aralık Gezi olayları gibi.

 

Asıl önemlisi, İngiltere, Fransa ve ABD’nin neredeyse bir asır evvel kurmayı ve hayata geçirmeyi planladıkları, Sevr Anlaşması haritasında da Ermeni bölgesinin güneyi ile İngiliz bölgesinin kuzeyi arasına yerleştirdikleri Kürt Bölgesi’nin, veya namı-diğer “Büyük Kürdistan”ın Türkiye, Rusya, İran ve Irak'ın ortak hareketi ile kurulamayacak olmasının hezeyanı.

 

ABD, Türkiye’siz Ortadoğu’da ve Yakın Doğu’da başarılı olamayacağının bilincinde. Artık “Vererek almayı öğrenmesi”nin zamanının geldiğini iyice anlamış bulunmakta. Türkiye’ye gerçek olarak ve aynı değerde bir kazanım sağlamadan, Türkiye’den hiçbir şey alamayacağını bilincinde. Vize sorunu, ABD Devlet Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Rex Tillerson’un veya Bakan Yardımcılarından Tony Blinken’in ya da Heather Higginbottom’un başını yiyecek ve kısa bir zaman sonra da eskisinden daha iyi koşullarla yürürlüğe girecek. Bana göre kellesi alınacak kişi Tillerson.

 

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

BM ne kadar meşru?18 Mayıs 2018 Saat: 09:27
Gazze sınırındaki silahsız protestocuların İsrail askerleri tarafından katledilmesi sonrasında dünyanın geleceği için asıl önemli olan BM’de nelerin yaşandığı ve BM’nin artık ne kadar meşru olduğudur.
AB’nin Türkiye hayalleri11 Mayıs 2018 Saat: 12:59
Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs adasının Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta.
Kabullenmeden kabul etmiş gibi gözükmek4 Mayıs 2018 Saat: 07:47
Rum lider Anastasiadis’in gerçekte oynadığı oyun bu.Bugüne değin yedi Rum lider geldi geçti müzakerelerden. Hepsinin de taktiği aynı oldu.
AB’den ne bekleniyordu?27 Nisan 2018 Saat: 08:37
AB için yüz karası olacak bu raporun ilginç tarafı, Türkiye-AB müzakereleri ağırlıklı olması gerekirken, daha çokKıbrıs ile bağlantılı olması.
Avrupa’nın medeniyeti nereye kadar20 Nisan 2018 Saat: 08:14
Mart 2016'da, Ankara ve Brüksel arasında imzalanan ve Ege'deki insan kaçakçılığına son vermek için imzalanan anlaşma, birçok AB üyesi ülkenin kendi paylarına düşen miktarı ödemeyi reddetmesi nedeni ile sıkıntıya girdi.
Tüm Yazıları