sol birinci reklam - ahmet gokmen
çelebi_blş
KOFTECI-Dikey
MONmedia
SALGAMettavuk
Mehmetali paşa adayı iilanı
FOTOmakinaları
AVB_Ofis
ZAFERemlak
iyi parti-chp
Prof.Dr.Ata Atun
Prof.Dr.Ata Atun

Yunanistan’dan Türkiye’ye bakış

Eskiden, daha doğrusu 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı öncesi yıllarda Türkiye’yi “Anavatan” olarak tanımlarken, İngiltere’yi de “Üvey anavatan” (Motherland in law) olarak tanımlar ve gülümserdik.

4 Ocak 2019 Saat: 13:17

Yunanistan’dan Türkiye’ye bakış

 

Eskiden, daha doğrusu 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı öncesi yıllarda Türkiye’yi  “Anavatan” olarak tanımlarken, İngiltere’yi de “Üvey anavatan” (Motherland in law) olarak tanımlar ve gülümserdik.

 

21 Aralık 1963 sabahı Rumlar Türklere karşı silahlı saldırıya geçtiği zaman, adadaki İngiliz Ordusu “Barış Gücü” adı altında müdahale etmişti çatışmalara. Anavatanımız olamasa da, 1878’den itibaren egemenliği altında yaşadığımızı için, kültürel, yönetsel, yargısal ve yaşamsal bağlarımızındirekt veya endirekt oluştuğu bir ülkeydi İngiltere.

 

Kıbrıs adasında yaşayan Rumların anavatanı olan -Rumların aslına bakıldığında tartışmalı olsa bile-Yunanistanda bizler Kıbrıslı Türkleri çok yakından ilgilendiren bir ülke. Ne zaman Rumlardan bir kötülük görsek, düşmanca tavırlarla karşılaşsak, yok edilmek, köle yapılmak, ezilmek, ikinci sınıf vatandaş durumuna düşürülmek istensek, hep bu kararların altından Yunanistan’ın planları ve askeri desteği çıkıyordu. Bu nedenle de daha çocukluğumdan beri Yunanistan’ı“Çok iyi tanınması ve bilinmesi gereken ülke” sınıfına sokmuştum kafamda İngiltere ile birlikte. Kıbrıs adasında yaşadığımız hayatımızın her aşamasında ve gününde illaki birinden birinin illaki etkisi oluyordu yaşamımıza. O yüzden de bu iki ülkenin dillerini öğrenmek farz olmuştu. Rumcam, sokak Rumcası. Yazılanları okuyabiliyorum ama yazamıyorum. Benim için Rumca küçük harf yazı yazmak ve vurgularını doğru yerlere koymak neredeyse imkansız olsa da konuşulanı anlayıp, derdimi anlatabilirim.

 

Uluslararası İlişkiler, bütün dünyaya da sürekli olarak günlük yaşanan politik ve siyasi olayları ve inceleyen bir bilim dalı. İnşaat mühendisliğimin yanında, uluslararası ilişkilerde akademik kariyer yapmam ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu’yu kapsayan, Türkiye, Yunanistan ve İsrail’i içine alan coğrafyadaki siyasi ve politik gelişmeler konusunda uzmanlaşmak istediğim için de her gün Yunanistan ve İsrail ile ilgili haberlere göz atarım. Ki, bir inşaat mühendisi olarak ne denli “Analitik” isem, uluslararası ilişkiler hocası olarakda konulara o denli vakıf olmam şart.

 

Neler mi var haberlerde? Mesela Yunanistan basını bu ara tam bir paranoya içinde. Ege’de, Türkiye kıyılarına yakın veya da Türk kara suları içinde yer alan ve Lozan Anlaşması ile 7 Mart 1948 tarihinde Yunanistan’ın İtalya ile imzaladığı Ege adalarının Yunanistan’a devri ile ilgili protokolün ekindeki haritanın (The Integration of theDodecanesewithGreeceAgreement) içinde yer almayan, Münhasır Ekonomik Bölgeleri olabileceği varsayımı ile ada olarak nitelenebilecek küçük kaya parçalarının Türkiye tarafından işgal edildiklerine dair inanç tavan yapmış durumda. Bu inanca ilaveten de Türkiye’nin artık kendi gelişmiş saldırı ve savunma silahlarını da üretebilen bir ülke olduğu korkusu da çok yaygın.

 

Birçok sıradan Yunan vatandaşı Türkleri “kendilerine asla zarar vermeyecek asırlık dostlar” olarak görürken, bazı siyasiler ve gazeteciler de tam aksine Türkiye düşmanlığını körüklüyorlar.

 

Şimdilerde bu siyasiler ve gazeteciler kafayı, Türkiye’nin kendi imkan ve hammaddeleri ile kendi fabrikalarında ürettiği ve yazılımını da kendi mühendislerinin yazdığı İHA olarak tanımlanan, “Silahlı”, “Silahsız” ve “Keşif özellikli” İnsansız Hava Araçlarına, MİLGEM adlı korvetlerine, Fırkateynlerine, Denizaltılarına, Milli Piyade Tüfekleri ve benzerlerine (MPT), Atmaca Füzelerine, Karadan karaya, Havadan havaya,  Karadan havaya ve Havadan karaya atılan balistik füzelere, Elektro Manyetik Top’a (EMT) ve diğer dünya üzerinde Türkiye dahilolmak üzere çok az ülkenin üretebildiği gelişmiş veson teknoloji ile üretilebilen silahlara takmış durumda.

 

Bu paranoya tartışmalarına şu sözlerle yansımış;

- Türk ve Yeni-Osmanlıların donanmaları…Bu silahları Münhasır Ekonomik Bölgelerin kontrolünün sağlanması için kullanacaklar…

- Türkler bu silahları, Fırat ve Dicle’ye (Güneydoğu’ya) ya da Lübnan'a çıkarma yapmak için üretmediler… Hayır, bizim için üretildiler. Bu şunu gösteriyor, Anadolu'daki hesaplarını kapattıktan sonra tekrar batıdaki ilk hedeflerini hatırlayacaklar. Ensondaki hedefleri de Selanik. El koymaya Ege’den başlayacaklar...

-   2018 ile 2023 arasında, bizim donanmamız sadece sona değil, Türkçe’de söylenilen ‘Aman’ durumuna ulaştığında, yani söylenene göre yedek parça yetersizliği gibi birçok şeyde zor duruma geldiğimizde ve özellikle gemilerin,silah sistemlerinin,sensörler vb. yaşlanmış materyal sıkıntıları gösterdiklerinde, Türkler askeri çıkarlarını korumak, Mavi vatan doktrini temelinde, MEB'lerini, bizden ve Kıbrıs’tan yağmalayacakları MEB'lerimizi kontrol etmek ve bizden koparacakları kaynakları fethetmeye yönelik olarak tehdit etmek için hazır olacaklar…

 

Bu korku dolu söylemler, Türkiye’nin kendi savunma sistemi enstrümanlarını üretmesi ve dışarı bağımlılıktan kurtulması üzerine kurulu. Bu söylemlerini, her gün, her platformdadillendirip, halkın kalbine korku salmalarının tek nedeni Türkiye’nin ürettiği silahlar, helikopterler, savunma sistemi ekipmanları. Çöpe atılacak durumdaki silahların kakalandığı, Batı ve ABD’nin, yazılımlarını yaptıkları savaş uçaklarının gelişini teröriste haber ettikleri günler geride kaldı şükür. Ne derler, kötü komşu mal sahibi edermiş…

 

Akademisyen, Kıbrıs İlim Üniversitesi

KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

 

(Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=TkK4Fmcpbz4 veya https://www.youtube.com/watch?v=WZAcH5fiKdw

veyahttps://www.youtube.com/watch?v=DW7BEc7jAu0 )

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber Dünyası, Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Haberleri,kocaeli gazeteleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli16 Mart 2019 Saat: 00:50
Kendi ülkesinde yıllarca çalışıp, emekli olduktan sonra ülkemize gelip yerleşerek hayatlarının sonbaharını huzur içinde yaşamak isteyenlere çıkarmadığımız engel, yaşatmadığımız zorluk kalmamış.
Rumların Doğalgaz hikayesi9 Mart 2019 Saat: 01:16
Bu üst akıllardan biri Avrupa Birliği (AB). Bunun nedeni de AB’nin yumuşak karnının enerji olması. Bilindiği üzere Avrupa kıtasında artık ne kömür kaldı, ne de başka bir toprak altı zenginliği.
KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli1 Mart 2019 Saat: 09:34
O meşum günün sabahında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli kenti olan Hocalı’da yaşanan soykırım, insanlığın yüz karası. 20. Yüzyılın insani değerleri ile hiç bağdaşmayan bir cinayetler serisi.
Kıbrıslı Rumların Bizans entrikaları22 Şubat 2019 Saat: 08:50
Belli ki Kıbrıslı Rum lider kendi kazdığı kuyuya düştü ve düştüğü çukurdan kurtulmak için her yolu, her yalanı deniyor. Bakalım bu yalan rüzgarı kendisini bu defa nereye savuracak!
Rumlar eşit haklara dayalı devlet istemiyor15 Şubat 2019 Saat: 11:16
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs müzakereleri sonucunda bir anlaşmaya varılabilecekse, kurulacak devletin Kıbrıslı Rumların salt yönetimi ve denetimi altında olması gerektiğini söylüyor.
Tüm Yazıları
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklık
Yukarı ↑