BİL KOLEJİ
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Bu pis cinayeti kim işledi?

29 Kasım 2019 Saat: 13:50

Bu pis cinayeti kim işledi?

Sevgili okurlarım ülkemizde son bir haftadır bir konu konuşuluyor. Koskoca milletimizin başka hiç ama hiçbir sorunu, sıkıntısı, konusu yokmuş gibi tek bir konu konuşuluyor. “Hangi konu konuşuluyor?” derseniz, cevap olarak yazımın başlığındaki cümleyi söylerim. Ülkemiz son günlerde bir cinayeti konuşuyor, pis bir cinayeti.

Hemen konuya gireyim. Televizyonlarda, haberlerde, gazetelerde, hatta kahvelerde, evlerde, otobüs duraklarında, sokakta, velhasıl her yerde en çok konuşulan konu hangisi ülkemizde? Tabii ki saraya veya külliyeye çıkan cehapeli kim?

O kadar bilgi kirliliği var ki bu konuda, haklı olarak hepimizin kafası karışmış durumda. Olay nasıl başladı? Sözcü yazarı Rahmi Turan “Saray’a yakın bir kaynağımdan müthiş bir haber aldım” diye başlayıp“Önemli bir CHP’li ismin Külliye’ye gelerek görüştüğü, Cumhurbaşkanı’nın ‘Türkiye’nin geleceği için senin cehape genel başkanı olman gerek. Ben sana yardımcı olurum’ denildiğini” yazdı köşesinde.

İşte kıyamet bundan sonra koptu. Türkiye’de herkes bu konuyu konuşmaya başladı. Önceleri “Saray’a çıkan cehapeli kim?” soruları soruldu. Birçok isim havalarda uçuşmaya başladı. CHP’li birçok milletvekilinin isimleri telaffuz edildi, birçoğumuz duyduk bunları, buradan tekrar yazmaya gerek yok. Birkaç gün bu haberlerle çalkalandıktan sonra, yapılan baskılar sonunda Rahmi Turan kaynağını gazeteci Talat Atilla olarak açıklamak zorunda kaldı. Bilmeyenler için kısaca tanıtayım. Talat Atilla birkaç küçük gazetede muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış. Oralarda bile tutunamadığı için bırakmış, “tuktime.com” adlı haber sitesini kurmuş orada faaliyetini sürdürüyor. Daha önce “Aylin Nazlıata Atatürk resmini odasının duvarından indirdi” haberini yaparak sesini duyurdu, böyle bir olayın gerçek olmadığı için hakkında dava açıldı ve tazminat ödedi. Daha sonra "Gezi Parkı eylemlerinde olabilecek önemli bir bilgiyi paylaşıyorum” başlıklı haberinde “Bu halk yürüyüşlerini provoke etmek isteyen bir bölümü ağır silahlı 150 silahlı militan Türkiye'ye girdi. Başta Ankara, İstanbul, İzmir kalabalıkları silahla provoke edebileceklerine dair ciddi bilgim var” şeklinde haber yaptı. Bu haberin de doğru olmadığı ortaya çıktı.

Bu adam önce Uğur Dündar’ı arayıp elinde böyle bir haber olduğunu söyleyip yazmasını istiyor ama Uğur Dündar ciddiye almıyor. Daha sonra Sözcü gazetesi başyazarı Rahmi Turan’ı arayıp aynı isteği ona iletiyor. Rahmi Turan da köşesine “Müthiş bir haber” başlığı altında yazıyor.

Ondan sonra kızılca kıyamet kopuyor. Önce Kemal Kılıçdaroğlu televizyon kanalına canlı yayına katılarak böyle bir olay olup olmadığı konusundaki ısrarlı soruları yanıtlıyor. “Birisi gitmiş Saray’a” demiyor, “Gitmemiş” de demiyor. “Böyle bir şey var” demiyor, “Böyle bir şey asla yok” da demiyor. Ya ne diyor? Aynen kopyalayıp aldım “Ben şaşırmadım efendim. Zaten CHP’yi nasıl dağıtırız, nasıl kendi arasında kavga çıkar, bunun için çalışan ekipler var. Bunu ben yeni söylemiyorum, defalarca söyledim” diyor.

Akabinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, olayı yalanlıyor. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanı “Güya ben Külliye'de bir CHP'li ile görüşmüşüm. Arkadaşlarım gerekli cevabı verdiler. Bunu haber yapan gazeteci kayıp. Bay Kemal senin hayatın yalan. Yiğitsen ben Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, acaba sen genel başkanlığını ortaya koyuyor musun? İspat edemiyorsan çek git. Bizim hayatımıza yalan girmedi ama bunların hayatı yalan” diyor. Tüm yandaş gazeteler sözleşmiş gibi “Pisliğini temizle cehape” manşeti çıkıyor.

Haberi ortaya atan Rahmi Turan’a birkaç gün hiçbir şekilde ulaşılamıyor. Tedavi amacıyla Londra’da olduğu söyleniyor. Telefonlarına cevap veremiyor yurt dışında olduğu için ama yazılarını yazmaya devam ediyor. Haberi ona veren Talat Atilla önce direniyor, sonra Muharrem İnce adını veriyor. İnce “İspatlasınlar kendimi yakarım” diyorMonra“Bana CHP içindeki bir çete tarafından kumpas kuruldu” deyiveriyor. Daha sonra da yalan haberin kaynağı Talat Atilla’ya 3 kuruşluk, yazan Rahmi Turan’a 5 kuruşluk manevi tazminat davası açtığını açıklıyor. Karşısındaki insanlara verdiği değeri göstermesi hedefleyen güzel bir davranış bence. Gazetelerin pisliğini temizle söyleminden pis cinayete gelerek konuya noktayı koyuyorum. Cinayet romanlarında bile “Bu cinayetten kim yarar, kim yarar sağladı” diye bir ana tema vardır. Eğer ortada bir pislik, pis bir cinayet varsa önce kimlerin zarar gördüğüne bakalım. CHP zarar gördü, Muharrem İnce zarar gördü, onlar yapmış olamaz. Ülkemizde iki üç haftadan beri ne enflasyon konuşuluyor, ne elektrik zammı, ne doğalgaz zammı konuşuluyor. Termik santrallere baca filtresi takılması gerekiyordu, iki sene daha ertelendi konuşulmuyor, kadına şiddeti protesto için ellerinde pankartlarla yürüyüş yapan kadınlara polis şiddet uyguluyor konuşulmuyor, Konya Valisi Öğretmenler Günü’nde oturuşunu beğenmediği birini önce mikrofondan azarlıyor konuşulmuyor. Eşinin pazara gidelim demesi üzerine cebinde 1,5 lirası olan adam intihar eden adam konuşulmuyor. Varsa yoksa “Saray’a hangi cehapeli çıktı?” konuşuluyor.

Son sözüm de Rahmi Turan’a yaşın 80’i geçti, meslek kıdemin 50 yılı geçti ama öyle bir hata yaptın ki, anlatılır gibi değil. Özür dilemeyle de geçiştirilecek gibi değil. Eskiler “Kalemini kır ama satma” derlerdi. Sen de kalemini kır, bu işlerden elini eteğini çek, evine çekil, torunlarınla falan ilgilen artık.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Güncel ve Son Dakika Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Abesle iştigal3 Temmuz 2020 Saat: 21:14
Özet olarak; İsim değişikliği yaparak Çiğiltepe adını silen veya silenler her kimlerse nankörsünüz, hainsiniz, kadir kıymet bilmeyen insanlarsınız.
Komşuluk iyi de…29 Haziran 2020 Saat: 21:35
Sevgili okurlarım yaşım ilerledikçe daha çok gençlik çocukluk zamanımı anar ve arar oldum galiba. Eski zamanda ne güzel komşuluklar vardı. Sokaklar şimdiki gibi araçlarla dolu değildi,
Biz bunu neden yedik?25 Haziran 2020 Saat: 15:48
Sevgili okurlarım bu hafta illerimizdeki Baro’ların başkanları Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerinden Başkent Ankara’ya yürüdüler.
Bir lisan, bir insan!20 Haziran 2020 Saat: 14:33
Bir yabancı dil bilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. İmkanı olanların mutlaka en az bir yabancı dil öğrenmesi gerektiği herkesçe de kabul edilen bir gerçektir.
Yurdum insanının gündemi15 Haziran 2020 Saat: 16:59
Sevgili okurlarım, bu yazıyı yazmaya başlarken “yurdum insanının gündemini son haftalarda neler işgal ediyor?” diye düşündüm.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑