sol yan -HALIC TERCUME
TOYOTA SAĞ TARAF
Halil KÜÇÜKPARLAK
Halil KÜÇÜKPARLAK

Ezan okunuyor, namaz kılınıyordu

Son bir haftadır bildiğiniz gibi bir Ayasofya meselesi konuşuluyor. Her yerde, her ortamda Ayasofya konu ediliyor. Daha önceden ortaya atılmıştı “Ayasofya’nın ibadete açılması” konusu.

30 Temmuz 2020 Saat: 17:18

Ezan okunuyor, namaz kılınıyordu

Son bir haftadır bildiğiniz gibi bir Ayasofya meselesi konuşuluyor. Her yerde, her ortamda Ayasofya konu ediliyor. Daha önceden ortaya atılmıştı “Ayasofya’nın ibadete açılması” konusu. Hatta iktidar ortağı bay Bahçeli o dönemde bir soru üzerine  "Ayasofya'dan çan sesi değil Allah'ın izni ile ezan sesi yükselecektir" demişti. Ben mi hatırlamıyorum diye tekrar araştırdım Ayasofya’da 1453’ten beri çan çalınmamış zaten. Üstelik de hep ezan okunuyor, namaz kılınıyordu. Ama bu Ayasofya konusu dini siyasete alet edenlerce hep ısıtılıp gündeme getirilirdi zaman zaman.

Ayasofya cumhuriyetin ilanından sonra cami olarak kullanılan Ayasofya 1934 yılında çıkartılan bir Bakanlar Kurulu kararı ile müze haline getirilmiş. Ama içinde bir bölümde namaz kılınmaya devam edilmiş. Bu konu hep gündeme getiriliyordu diyorum ya mesela 16 Mart 2019 tarihinde, Ayasofya’nın ibadete açılması çağrılarına sayın Cumhurbaşkanı “Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, ‘Ayasofya’yı dolduralım’ diyeceksin. Büyük Çamlıca Camii’ni yaptık, 4-5 tane Ayasofya eder. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgah. Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Daha sonra Temmuz 2019’da bir soru üzerine sayın Cumhurbaşkanı “Oranın belli bir bölümünde şu anda namaz kılınıyor" dedi ve devamında "Getirisi götürüsü nedir? Bunun bir götürüsü var. Çok çeşitli ülkelerde binlerce camimiz var, acaba bunları söyleyenler, o camilerin başına ne gelir bunu düşünüyor mu? Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim" diye konuşmuştu.

Geldik günümüze açılan dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi “Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın mülkiyetinde olduğu” nedeniyle tekrar cami olmasına karar verdi. Gerçi zamanımızın en makbul tarihçisi Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Kurulu Üyesi Murat Bardakçı, “Fatih’in Ayasofya Bedduası” diye bir şey yok, “böyle bir geyik almış başını gidiyor” o da ayrı bir konu.

Bu karardan sonra 24 Temmuz 2020 günü düzenlenen bir törenle açıldı Ayasofya. Bazı gazeteler günlerden beri abartarak “Ayasofya zincirlerinden kurtuldu” diye, “Ayasofya esaretten kurtuldu” diye, “Şükür kavuşturana” diye, “86 yıllık hasret bitti” şeklinde manşetler yapıyorlar. Biraz tarafsızmış gibi görünen gazetelerin bile “Ayasofya ibadete açıldı” şeklinde manşetler yaptığını gördük. Yukarıda da belirttiğim gibi Ayasofya zaten ibadete açıktı, tam olarak hatırlamıyorum, 1998 ya da 1999 yıllarından birinde bir gün namaz kılmıştım ben Ayasofya’da.

Uzatmayalım, Cumhurbaşkanı’ndan bakanlara, Genelkurmay Başkanı’ndan Kuvvet Komutanlarına kadar devlet protokolünün yoğun olarak katıldığı görkemli bir tören düzenlenerek Cuma namazı öncesi açıldı Ayasofya. Yurdun çeşitli yörelerinden getirtilen yeniçeri kıyafetinden tutun da sarıklısına kadar birçok soytarı da civarlarda dolaştı. Diyanet İşleri Başkanı eline kılıcını alıp mimbere çıktı. “23 Nisan çocukları gibi bu kılıç ne ola ki?” diye sorarken ben baktım ki kılıcın bir anlamı varmış. Osmanlı devletinde kılıçla mimbere çıkmak şehrin kılıçla alındığını belirtirmiş. Kılıç sağ eldeyse falanca anlama, sol eldeyse filanca anlama gelirmiş. Şimdi neresini kılıçla aldı bu Ali efendi anlamadım. Eldeki kılıcın anlamını bir kenara bırakalım şimdi mimberde verdiği hutbede "Fatih Sultan Mehmet Ayasofya'yı cami olması için vakfetti. Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar" diyerek isim vermeden Atatürk’ü lanetledi Ali efendi. Ama yoğun tepkiler alması üzerine bu söylediği sözlerin arkasında durmaya cesaret edemedi hemen bir kıvırma hareketiyle “Hutbe metninde yoktu bu sözler. Oradaki atmosferden etkilenerek ekleme yapıp konuştum. Sadece Ayasofya’yı değil, bütün vakıfları kastettim. Atatürk 82 sene önce vefat etti. Vefat eden insanlara dua edilir, beddua değil” şeklinde konuştu. O zaman, kılıçla çıktığın mimberdeEmevi halifelerini bile anarken, İstanbul’u İngilizlerin elinden kurtaran,  vatan topraklarına katan ve senin bugün Başkanlığını yaptığın,  Diyaneti kuran Atatürk’e, bir duayı bile neden çok gördün, neden herhangi bir 10 Kasım haftasındaki Cuma hutbesinde Atatürk’e dua etmedin diye sorarlar adama.

Özet olarak Ayasofya bizim vatan topraklarımızda bulunan bir yapı. 86 sene önce bir Bakanlar Kurulu kararı ile müze yapılmış. Hukukçuların da belirttiği gibi yine bir Bakanlar Kurulu kararı ile camiye dönüştürülmesi imkanı varken siyasi sorumluluğu alınmayıp bilhassa dışardan gelecek tepkilere “Bizde yargı bağımsız” demek için olsa gerek Fatih’in vasiyeti diye Danıştay’dan karar çıkarılmasının iyi olmadığını belirtiyor hukukçular. Osmanlı  padişahının torunuyuz diye ortada dolaşanlar yarın bu kararı emsal göstererek birisi Dolmabahçe Sarayı’ndan, birisi Topkapı Sarayı’ndan, birisi Huber Köşkü’nden hisse isterlerse haklı duruma düşecekleri söyleniyor. Geçen bir senede neler oldu da istikamet değişti bilinmiyor.

Bu Ayasofya olayından sonra bazı soytarılar ortaya çıkıp “Hilafet” çağrısı yapıyorlar, onlara da cevap vermek gerek ama yerim kalmadı bir başka yazıda o konuya değineceğim.

Bu duygu ve düşüncelerle Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 3 yorum yapılmıştır
O.Taşkıran 30.07.2020 21:05
Bütün yazdıkların bir çırpıda kalbi ve içi dolduruyor..birazda birilerinin aklını doldurur İnşallah.. teşekkürler..Seninde bayramın kutlu olsun.
Recep uluskan 30.07.2020 18:32
Bana bunların zamanında tutarlı bir örnek gösterin..! Sapur şupur öpeceğim.ha..! Cumhuriyet ve atatürk düsmanlığı varmı? Bu tutarlıkları var,onu inkar edemem..ama diger tutarsızlıkları sıralasam sayfalar yetmez..bu da onların genel görüşü..ben gerekirse papaz elbisesi giyerim..diyen kisilere ne diyebilirsinki?
Mustafa cansoy 30.07.2020 18:22
Tebrikler kardeşim kutlarım seni
 

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Güncel ve Son Dakika Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

On line eğitim“Çok kalabalık”!23 Eylül 2020 Saat: 22:13
Okulların açılacağı ilan edildiği gün doğal olarak, olması gerektiği gibi lise son sınıflar okullarına gittiler. İlkokula yeni başlayan minikler de annelerinin ellerinde okul yolunu tuttular.
Pandemiyle savaşanlarla savaşmak!20 Eylül 2020 Saat: 18:25
Sevgili okurlarım altı ayı geçkin bir zamandan beri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Covit-19 pandemisiyle savaş halindeyiz.
Yorgun Savaşçı: Olsa dükkan senin!15 Eylül 2020 Saat: 16:44
Sevgili okurlarım zor günlerden, hem de çok zor günlerden geçiyoruz. Bu ülkede yaşanan olayların 60 senesine yaşayarak şahitlik etmiş biri olarak söyleyebilirim ki çok zor günlerden geçiyoruz.
Tebrikler Değirmenderespor, tebrikler Severcan Başkan…11 Eylül 2020 Saat: 01:00
Sevgili okurlarım, faal olarak gazetelerde çalıştığım dönemlerde de izin günlerimde fırsat buldukça spor müsabakalarını, bölgemizdeki maçları izlerdim.
Çok fena midem bulanıyor!5 Eylül 2020 Saat: 16:14
Sevgili okurlarım birkaç gündür çok fena midem bulanıyor. Ama öyle böyle değil, mide bulantısından duramıyorum. Hem midem bulanıyor, hem de içim şişti.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑