gölcük evdekal
Süleyman PEKİN
Süleyman PEKİN

Osmanlı ile Cumhuriyet birbirinin düşmanı değil devamıdırlar

Hâkimiyetin millete ait olduğunun kabulü şunun şurasında 96 yıllık bir olgu. 23 Nisan’da şehit cenazeleri gerekçesiyle kutlamadığımız Millî Hâkimiyet / Ulusal Egemenlik buydu.

20 Mayıs 2020 Saat: 11:52

19 MAYIS’ÇILAR  İLE  29 MAYIS’ÇILAR,  HUU!

Osmanlı’da mülk Allah’ın değildir, Hanedanın/Sülâlenin malıdır. “Mülk Allah’ındır” diyenler bilesüz ki hanedan reisi olan Padişahın “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi/temsilcisi / Zıllullah-ı fi’l-âlem” olarak mülkün yani vatan topraklarının tamamı üzerindeki tasarrufu tamdı.

 Hâkimiyet / Egemenlik de mutlakolarak kaynağı ilahî ve kutsal kabul edilen Sultanlara aitti. Yasama, yürütme, yargı; her ne varsa.. “Hâkimiyet Allah’ındır” diyenler bunu ancak Cumhuriyet devrinde muhalefet olarak söyleyebildiler.

Hâkimiyetin millete ait olduğunun kabulü şunun şurasında 96 yıllık bir olgu. 23 Nisan’da şehit cenazeleri gerekçesiyle kutlamadığımız Millî Hâkimiyet / Ulusal Egemenlik buydu. Lâkin artan şehit cenazeleri düğünlere engel teşkil etmedi.

23 Nisan’ı sönük, 29 Nisan’ı ise gösterişli kutladık. Dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa’dan çok Halil Kut Paşa’yı yada Sakallı Nurettin Paşa’yı konuştuk. Biz de yapmıştık; sendika olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yerine 20 Mart Türk Kadınlar Günü’nü kutlama esası haline getirmiştik.

19 Mayıs yerine de 10 gün sonraki 29 Mayıs tercih edilir zira Yönetici Erk’in eski bir alışkanlığıdır bu. Ve şimdiden bomba spekülasyonları sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Neymiş; Anıtkabir’deki törenlerde şu olacakmış, bu olacakmış.

Olsun diye değil ama niye 29 Mayıs Kutlamaları için bu senaryolar üretilmiyor. Teröristler için askerî anlamda kalpgâh olan bir mekân mı yoksa herhangi bir stadyum yada kongre merkezi mi daha kolay hedeftir?

Mevlâ 23 Nisan kutlayanların da, 29 Nisan kutlayanların da yardımcısı olsun. 19 Mayıs’ı kutlayacakları da, 29 Mayıs’ı kutlayacakları da Tanrı kötülüklerden esirgesin. Her iki bayramı birliktelik bilinciyle değerlendirenlerin sayısını arttırsın. Bayramlardan bile ikilik çıkaranları da Allah olaylarla ıslah etsin.

Osmanlı ile Cumhuriyet birbirinin düşmanı değil devamıdırlar. Kayı boyu bile Osmanlı’yı kurarken Selçuklu misyonunun uzatmalı temsilcisi olan Karamanoğulları gibi beyliklerle uzun süre çatışmıştır. Ama biz tarihte onları birleştirmişiz. Şimdi de yapılması gereken odur; ara bulmaktır, bütünleştirici olmaktır, hem Osmanlı’yahem deCumhuriyet’e sahip çıkmaktır. Ve tabii ki hataları ayıklayan, yanlışları beyan eden bir bilinçle..

Bir tarihçi olarak en keyifli işlediğim konulardan biriydi İstanbul’un Fethi. Fakat çok sonrasında da acı bir işgal var, 13 Kasım 1918’de. Hani “Fâtih Topkapı’dan şehre giriyor” diye mehter marşı yaptığımız, hani Ulubatlı Hasan’ı haklı olarak destanlaştırdığımız ‘Feth-i Mübîn1915’te çeyrek milyon şehitle “Çanakkale Geçilmez” dememize rağmen 3 yıl sonra Çanakkale Boğazı’ndan geçen İngiliz – Fransız Donanması’nca fiilen işgal edilmiştir. Yani 465 yıl sonra.

Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başlayan Millî Mücadele / UlusalHareket başarıya ulaşmasa ve kurtulduğumuz için Kurtuluş Savaşıadını verdiğimiz ölüm - kalım savaşımımız başarıya erişmeseydi bugün İstanbul’un Fethi Kutlamaları yerineVay be! Bir zamanlar İstanbul’u bile almıştık” diye iç çekme seanslarından başka bir şansımız kalmayacaktı.

Allah’tan bir Türk Aklı varmış da Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi planlamış. Allah’tan I.Dünya Savaşı esnasında bile kaybedeceğini anlayan bir-iki ekibin (İTC, VHC, TM) stratejik hamleleri olmuş. Cenâb-ı Hakk’ın da yardımıyla düşmanı denize dökmüşüz de İstanbulcuğumuza 4 yıl 10 ay 23 gün sonra tekrar kavuşmuşuz.

Cepheden cepheye Allah, Atatürk’ten ve silah arkadaşlarından razı olsun!

 

NOT: Bu yazı 4 yıl önce yazılmıştı. Patinaj nedeniyle ve Millî Egemenlik kavramının 100.Yıldönümü hasebiyle tekrar yayına konmuştur.

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
Halil Küçükparlak 20.05.2020 15:13
Bir tarihçi olarak ne güzel yazmışsınız Süleyman hocam. Ama bazıları bu gerçekleri ne kadar duysalar da anlamak istemiyorlar ne yazık ki.
 

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Güncel ve Son Dakika Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Washington’un derdi bizi hayli gerdi3 Haziran 2020 Saat: 13:56
Obama ile başlayan dış politik gevşeme Trump döneminde de artarak sürmekte. 9 yıldır Amerika hem içerde hem dışarda güç kaybetmekte.
FIRTINA DUASI27 Mayıs 2020 Saat: 11:57
Yankısında yiten bir sevda kurşunu Saçını tarar gibi bağrımı yarar Veresiye yaz bu sessiz duruşumu
“Hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa yoktu”13 Mayıs 2020 Saat: 12:07
Hayat normale döndü mü? Nooldu meselâ Hatay sınırında? İdlip’ten kaçıp ta oraya yığılan 1 milyon kişiye ne oldu?
Başlıktaki acayipliğe değil Ültimatoma dikkat!6 Mayıs 2020 Saat: 08:51
Küfür; inkâr etmek, gerçeği örtmek ve nifaksa bozgunculuk, dağıtmak. Peki bizim Kavm-i Necîb-i Arab’a (Soylu/Asil Arap Milleti) ne oldu? O bir Osmanlı Ramazan eğlencesi olarak kaldı.
“İyilik Hastalıktan Daha Bulaşıcıdır”28 Nisan 2020 Saat: 23:40
İngilizlerin Tersane Bahçesi’nde (Saat Kulesi önü) Müslüman Türkleri duvara düzüp kurşuna dizme imtiyazına son vermek için 80 sene önce kim, ne yaptı? Bugün kim, ne yapar acaba?
Tüm Yazıları
Yukarı ↑