Güncel

Türkiye Kadir Şeker'i konuşuyor! Cinayet mi meşru müdafaa mı?

Konya’da kız arkadaşını darp eden şahısı engellemek isterken ölümüne yol açan ve kasten öldürmeden tutuklanan 20 yaşındaki Kadir Şeker hukukçular arasında yeni bir tartışma başlattı.

11 Şubat 2020 Saat: 10:30
Türkiye Kadir Şekeri konuşuyor!
Türkiye Kadir Şeker'i konuşuyor! Cinayet mi meşru müdafaa mı?

Konya’da meydana gelen olayda kız arkadaşı Ayşe D.’yi darp eden Özgür Duran’ı engellemek isterken ölümüne yol açan ve kasten öldürme suçundan tutuklanan 20 yaşındaki Kadir Şeker'in durumu hukukçular arasında yeni bir tartışma başlattı.

Kadir Şeker’in tutuksuz yargılanması için başlatılan imza kampanyası 65 bine ulaştı. Asıl soru ise şu: Cinayetten mi, meşru müdafaadan mı yargılanacak? Hürriyet'in haberine göre, hukukçuların konuyla ilgili görüşleri şöyle...

3. KİŞİ LEHİNE MEŞRU MÜDAFAA OLMAZ

AVUKAT Üsame Ceran, dosyayı incelemeden net bir yorum yapmaktan kaçınıyor. “Ayşe D.’nin ifadesine göre maktulün elinden kurtulduktan sonra, yani illiyet bağı kesildikten sonra Kadir Şeker maktulle boğuşmaya devam ediyor. Burada 3. kişi lehine meşru müdafaadan bahsedilemez. Kendi adına meşru müdafaa gündeme gelebilir. Salt verdiği ifadeye bakarak hüküm verilecek olsaydı neredeyse ülkede yargılanan tüm sanıklar beraat ederdi” diyor.

KADINA UYGULANAN ŞİDDETİ GÖRMEZDEN GELEMEZSİN

Feminist Avukat Hülya Gülbahar da meslektaşları ile aynı görüşte: “Dosyayı incelemeden yorum yapmak çok zor.” Ancak kanaati olayın meşru müdafaa olduğu yönünde. Gülbahar “Türk Ceza Kanunu’na göre suçu gören, herkesin ‘o’ suçu önleme yetkisi ve görevi var. Hiç kimse suç söz konusu ise yürüyüp gidemez” diyor. Gülbahar “Vatandaşların emniyet güçleri gibi saldırganı yakalama hakkı vardır” derken, konunun bu yönünün gündeme gelmemesine öfkeli. “Kadına karşı şiddet gibi toplumsal sorun karşısında duyarsız kalmayan vatandaşların gereksiz ve uzun tutukluluk ile mağdur edilmesi, TCK’ya aykırı” diyor. Şeker’in tutukluluk halinin devamının ‘vatandaşın suça müdahale hakkını kullanması’ konusunda olumsuz etki yaratacağını düşünüyor.

KADINA UYGULANAN ŞİDDETİ GÖRMEZDEN GELEMEZSİN

Feminist Avukat Hülya Gülbahar da meslektaşları ile aynı görüşte: “Dosyayı incelemeden yorum yapmak çok zor.” Ancak kanaati olayın meşru müdafaa olduğu yönünde. Gülbahar “Türk Ceza Kanunu’na göre suçu gören, herkesin ‘o’ suçu önleme yetkisi ve görevi var. Hiç kimse suç söz konusu ise yürüyüp gidemez” diyor. Gülbahar “Vatandaşların emniyet güçleri gibi saldırganı yakalama hakkı vardır” derken, konunun bu yönünün gündeme gelmemesine öfkeli. “Kadına karşı şiddet gibi toplumsal sorun karşısında duyarsız kalmayan vatandaşların gereksiz ve uzun tutukluluk ile mağdur edilmesi, TCK’ya aykırı” diyor. Şeker’in tutukluluk halinin devamının ‘vatandaşın suça müdahale hakkını kullanması’ konusunda olumsuz etki yaratacağını düşünüyor.

SANIK DEĞİL MAĞDURLA EMPATİ

Avukat Duygu Delibaş’a göre hukukta en önemli kavram ‘orantı’. Kadına şiddete karşı olduğunun altını çizerken “Ancak” diyerek parantez açıyor: “Bu olayı bu kadar masum görüp desteklersek maalesef emsal teşkil edecek bir karar çıkabilir. Mafya dizilerine bakın! Zaten gençler buna meyilli. ‘Kendini korumak’ adına herkes bıçak taşımaya, kendi adaletini kendi sağlamaya kalkarsa ne olur?” Delibaş “Silahsız birine bıçak, hele ki sustalı bir bıçak çekemezsiniz” derken “Yapılması gereken polisi aramaktı” diye ekliyor. Delibaş’a göre empati sanık ile değil mağdur ile kurulur: “Ölen adamın sabıkalarına vurgu yapılıyor. Sabıkalı diye ölümü hak mı etti?”

TEK YOL ‘O’ BIÇAĞI SAPLAMAK MIYDI

Görgü tanıkları ve sanığın ifadesine göre, Kadir Şeker ‘şiddete tepki’ vermek üzere olaya yöneldi. Sonrasında ne olduğu ise muamma. Zaten kafa karışıklığı da bu noktada başlıyor. Eylemin tam olarak yasadaki karşılığını bulmak için ‘gerçekte’ ne olduğunu bilmeye ihtiyacımız var diyen avukat Tuba Torun şöyle devam ediyor: “Şiddet uygulayan kişi öfkesini Kadir’e yöneltip onu boğmaya mı çalıştı? Yoksa ‘Git işine’ dedikten sonra Kadir konuyu kişiselleştirdi mi? Boğulmaktan kurtulmanın tek yolu o bıçağı saplamak mıydı? Bıçak taşımasının geçerli sebepleri var mıydı? Kadir çaresizlikle bıçağı sapladıysa meşru müdafaa gündeme gelebilir. Beraat söz konusu olur. Fakat taksirle insan öldürme de olası” diyor. Yani, Kadir’in alacağı ceza detaylara bağlı.

‘ŞİDDETE KARŞI TEPKİSİZLİĞE’ İSYAN

Kadir Şeker ‘görüldüğü kadarıyla’ iyi bir insan. Fen lisesi mezunu. Tıp fakültesine hazırlanıyor. Suça meyilli biri değil gibi. ‘Olumlu’ bir önyargı yarattığı kesin. Belki de bu yüzden cezalandırılmaması, serbest bırakılması yönünde ciddi bir tepki var. “Ama” diyor Torun, “Hukuk anlık gelişen toplumsal tepkiyle yönlendirilebilecek bir alan değil.” Yani, dosya incelenmeden, deliller toparlanmadan hukuki bir çıkarımda bulunmak, yargı üzerinde baskı kurmak yanlış. Şöyle devam ediyor: “Önemli bir kesimin Kadir Şeker’i korumaya çalışması, toplumun kadına yönelik şiddete karşı bir çığlığıdır. Şiddete karşı tepkisizliğe isyanıdır. Konuya bu açıdan bakıp, sistemsel ve doğru politikalar geliştirmek doğru bir tutum olacaktır.”

Kaynak:Milliyet

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Güncel ve Son Dakika Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑