SATILIK DÜKKAN
Ugur Gencer
Ugur Gencer

Şiddet varsa bundan sende sorumlusun!

Bir atasözü der ki; “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” Evet, günümüz şartlarında öfkeyle kalkan zararı sadece kendisine değil(!) Hepimize veriyor.

5 Şubat 2020 Saat: 09:52

                            Şiddet varsa bundan sende sorumlusun!

 

Bir atasözü der ki;  “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” Evet, günümüz şartlarında öfkeyle kalkan zararı sadece kendisine değil(!) Hepimize veriyor. Toplum olarak şiddet hayatımızın her anına yansır oldu. Gözümüzün önünde bile her an bir şiddet olayı olacakmış gibi tedirgin olmamız dengemizi bozuyor. Duyduğumuz şiddet olayları da içimizi karartıyor.

Nedeni ne olursa olsun yeryüzünde hiçbir canlı şiddeti hak etmemektedir. Sevgi dolu bir dünya’da hiçbir şiddete maruz kalmadan yaşamak hepimizin temel hakkıdır.

Acı ama gerçek toplum içinde meydana gelen her şiddet beraberinde şiddet doğuruyor. Dikkat edin yurt genelinde meydana gelen bir şiddet olayının peşine bir yenisini kesinlikle ekliyor.

Şiddet olayları evlere, aileye, çoluk çocuk demeden herkese zarar veriyor.

Yuvalar yıkılıyor, ocaklar sönüyor.

Hepimizin canı sıkılıyor.

Sakin olup sinirlerimize hakim olan bir toplum ne yazık ki; olamadık.

Meydana gelen olaylardan ibret almadan “bana bir şey olmaz”,”benim başıma gelmez” diyerek gülüp geçiyoruz. Aslında benim başıma gelse ne yaparım sorusunu kendimize sormak aklımıza gelmiyor!

En ufak bir şiddet olayında tek sorunun “kanunlarda” olduğunu düşünüyor, eleştiriyor olsak ta hiç kendimizi sorgulamıyoruz? Şiddet olaylarında sığınılacak ilk limanın adresi resmi kurumlar olduğunu unutuyoruz.

Güzel yaptığımız tek şey 8 Mart Dünya Kadınlar Günü,25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Gününde boy göstermek oluyor. Sokaklarda çiçek dağıtan belediye başkanları, siyasiler, sivil toplum örgütleri olsa da 5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre nüfusu 100 binin üstünde olan belediyeler, kadın sığınma evi açmak zorunda olduklarını unutuyorlar? Biride çıkıp sormuyor? Herkes coşku verme derdine düşmüş eksik yok, sorun yok, şiddet yok, televizyonlarda haberlerde şiddet haberi izlediğimizde “vah vah”, sosyal medyadan iki satır “ah ah” yazıp geçiştiriyoruz.

Her geçiştirdiğimiz bir yenisini ekliyor sonu gelmiyor. Sivil toplum örgütleri, siyasiler, muhtarlar, kurumlar, sosyal sorumluluk üstlenecek herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor. Komşusunun kapısında iki polis gören delikten bakıp içeri girerse, oturduğu yerde şiddet olayı görüp görmezden gelir, şiddet olayı duyup duymazdan gelinirse bu sorun asla çözülemez.

Fiziki veya sözlü şiddeti hiç bir canlı hak etmiyor! Ne insan ne de bir hayvan…

Zorla güzellik olmadığını, kabullenmeyi, tehdit, şantajla bir yere varılmayacağını bilmiyoruz. Haklı olduğumuz zaman hakkımızı hukuk yoluyla aramayı bilmeyecek kadar şiddete meyilli, atarlı, çirkef, tez canlı davrandığımız için çoğu kez haklıyken haksız duruma düşüyor meydana çıkan olumsuzlukları görüyor, duyuyoruz. 

Dayakla, şiddetle varılacak yer ya hastane, ya mezarlık ya da parmaklıkların arkası olur. Tüm bu olumsuzluklardan biri yaşandığı zaman sorun çözülüyor mu? Elbette hayır! Peki, o halde bu öfke, şiddet neden. Her şiddet anı sonunu düşünerek varsa çoluk çocuğun, yoksa aileni göz önüne getir. Çok daralıyorsan bir mezarlık ziyareti veya yoğun bakımda cihaza bağlı yaşam mücadelesi veren birini görmek yaşadığın derdin dert olmadığını gösterecektir.

Şiddet olaylarında sadece “ŞİDDETE HAYIR” demekle bu sorun çözülemez. Şiddete uğrayan kişinin başta kendisi, ailesi, akrabası, gören duyan, tanık olan komşu, öğretmen, doktor v.b herkes sorumludur.

Bay bayan fark etmiyor eşinden şiddet gören ister bayan, ister erkek olsun ortada fiziki veya sözlü şiddet varsa her türlüsüne karşıyım.

"Uzakta yaşanan uzakta kalmayacak! Bugün ilgilenmediğin öfkeli bir gün ya hastanede, ya trafikte ya da başka bir yerde senin veya bir yakınının karşısına çıkıp zarar verecektir."

"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" düşüncesi olduğu sürece bizim toplumumuzda daha çok canlar yanar, ocaklar söner, boyunlar bükülür, gözlerden akan yaşlar sel olur SÜZÜLÜR.

Cep telefonlarına çok basit bit yöntemle indirilen kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi kötü eylemleri birazda olsun engellemek için kullanılan KADES (Kadın Destek) isimli TC. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen acil durumlarda ilk aklınıza gelecek, tek bir tuşla olduğunuz yeri kolluk kuvvetlerine bildirecek acil müdahale uygulaması kendinizi ve sevdiklerinizi güvende hissettirir.

 

Yerelden, Ulusala

 

 

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli Güncel ve Son Dakika Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Okumak Gerekir!7 Ocak 2020 Saat: 17:39
Arkanı sağlama alarak, küçük dağları ben yarattım edası yerine sorunları çözmek gerekir.Hak ettiğin makamlara gelmek için önce sahada varlık gösterip sonra masaya hakim olmak gerekir.
Provokatör Meselesi Ne Oldu?28 Kasım 2019 Saat: 00:13
Benim satırlarımda yazdıklarımla Gebze'nin göbeğinde meydana çıkan çirkin görüntülerin uzaktan yakından alakasız oluşu herkes gibi beni de üzdü.
"Gezici kayıt terminal hizmeti ve Nüfus Müdürlükleri" Uygulamadan Vatandaş Memnun29 Ekim 2019 Saat: 13:04
Gezici kayıt terminal hizmeti ve Nüfus Müdürlükleri Çok okuyanın bildiği gibi çok gezen, geniş kitlelere hitap eden birey olarak mutlaka bilgi sahibi oluyor, duyuyor ve çoğu kez şahit oluyorum.
Eğitimcinin Motivasyonunu Bozan Veliler!19 Eylül 2019 Saat: 09:56
Okullarda disiplin olsun. Okullarda yönetmelik uygulansın. Okullarda öğrenci giriş çıkışları kontrol altına alınsın. Kılık kıyafet kontrol edilsin. Okullarda kuş uçmasın diyen kim? Biz veliler değil miyiz?
Tarihi Çoban Mustafa Paşa Külliyesi Sahipsiz mi?3 Temmuz 2019 Saat: 15:07
Tarihi bir eserin taşını keyfinize göre delip, tahrip edemezsiniz. Üstelik bu tahribatı yaptığınız eser hepimize emanet edilen “Tarihi Çoban Mustafa Paşa Külliyesi” Ne diyeyim artık sözün bittiği yerdeyiz" Çok yazık!
Tüm Yazıları
Yukarı ↑